Kategoriler
Teknoloji

AOC Yeni Yıl çözümleri: şık Full HD’ler, kavisli QHD’ler

2017 neredeyse bitti ve yılbaşı kutlamaları giderek yaklaşıyor. İster Noel, ister Yılbaşı olsun, hem gençler hem de yetişkinler armağanlarını neşe içinde açacakları o günü heyecanla bekliyorlar. Çoğu da hâlâ arkadaşlarına ve diğer sevdiklerine güzel bir hediye arayışında. Alışverişini yapmakta geç kalmış olanlar, eğer büyük indirim fırsatlarını kaçırdıysanız üzülmeyin!

Henüz aradığınız ekranı bulamamış da olsanız ya da sevdiğiniz birine yeni bir monitör armağan etmek istiyorsanız, ekran uzmanı AOC, kutlamalara daha büyük ekranlar, daha yüksek çözünürlükler ve hiç olmadığı kadar hızlı paneller ile başlamanız için birkaç seçenek sunuyor! Kış mevsimi kuzey yarımküreye her ne kadar daha kısa günlerle ve daha soğuk geceler ile geliyor da olsa, aslında rahat bir yerde dinlenip en sevdiğiniz filmleri ya da TV programlarını izleyip video oyunlarını oynamak için harika bir fırsat. En iddialı rekabetçi oyunculardan hobi olarak oynayan kişilere kadar, ya da tasarımcılardan / dijital sanatçılardan multimedyayı her gün kullanan ofis çalışanlarına kadar herkes için, AOC’nin uygun bir monitörü var.

PDS Serisi ve Studio F. A. Porsche tarafından tasarlanan eşsiz görünümü
Piyasaya geçtiğimiz baharda çıkan PDS serisi, ünlü tasarım evi Studio F. A. Porsche ile ortaklaşa yaratılan olağanüstü görünümü sayesinde monitör tasarımının zirvesini temsil ediyor. 24 inçlik PDS241 ve 27 inçlik PDS271, 5.2 mm’lik, gelmiş geçmiş en ince, profile sahip. Öyle ki bu profil, çoğu akıllı telefondan bile ince. Üstelik bu monitörler, Full HD çözünürlük, 4 ms GtG tepki süresi ve % 100 sRGB ve % 90 NTSC desteğine sahip geniş renk gamı ile en yeni nesil IPS panelleri ile donatıldı. Geniş renk gamı kapsamı sayesinde, monitörler yalnızca bir tasarım nesnesi değil, aynı zamanda tasarım yapmayı da mümkün kılan bir nesne!

PDS serisini bu kadar eşsiz kılan şey, görünümü. Modelin minimalist görünümü, gerekli kabloların (güç ve sinyal) ayak dizaynının bir parçası olarak tasarlanması ile mümkün kılınmış. Gümüş renkli yüzeye sahip ayağın kıvrılan görünümü ise, kabloların doğal olarak dönmesinden esinlenilmiş. İşte bu bağlantılar ayaktan geçiyor ve modüler bir kutuda sonlanıp sonra tekrar ayrılıyorlar. 3 taraftan da neredeyse çerçevesiz bir tasarım ile, kullanıcılar kendilerini muhteşem görüntülerin tam ortasında bulabilirler.

Olağanüstü bir oyun deneyimi için AGON Serisi
AOC, karanlık kış mevsimini aydınlatmak için, oyuncular için daha da cazip bir şey hazırlıyor. En yeni AAA hitlerinin tam da tatil zamanına denk geldiği bu dönemde, oyuncular çeşitli elektronik mağazalar ve perakendecilerdeki pek çok indirimden ve özel tekliflerden yararlanabilecekler. Aslında şu sıralar, oyun monitörüne geçmek için de en iyi zaman!

Geçen yıldan beri, AOC, birinci sınıf oyun monitörü ürün grubu AGON’da sürekli yenilikçi ve herkesin istediği üst düzey oyun monitörlerini piyasaya çıkarmaya devam ediyor.

Bu yaz piyasaya çıkan AG322QCX ise tutkulu bir oyuncunun arzu edebileceği özelliklere sahip. Bu devasa monitör 3000:1 statik kontrastı, 144 Hz yenileme hızını destekleyen 2560 x 1440 (QHD) çözünürlüklü 31.5 inçlik VA paneli ile donatıldı ve en akıcı ve pürüzsüz oynanabilirlik deneyimi için FreeSync desteğine sahip. 1800R kavisi sayesinde ise, kullanıcılar kendilerini sanal savaş meydanlarına gerçekten kaptırabilecekler.

 

Daha da sürükleyici bir deneyim için ise, kullanıcılar 21:9 görüntü oranına sahip AG352UCG modeline bir bakmalılar. Bu modelin ultra geniş, 3440×1440 (UWQHD) çözünürlüğü kullanıcıyı, 16:9 kardeşinden bile daha fazla içine alan bir deneyim sunuyor. Bu model, 2000R kavis ile kullanıcıların bütün görüşünü kapsıyor. 100 Hz’lik yenileme hızı ve G-SYNC desteği ise, akıcı kırılma ve tutukluk olmayan bir deneyime katkıda bulunuyor.

FPS oyunlarında yarışan en rekabetçi ve sert oyuncular genelde kavis ya da ultra geniş ekranları pek umursamazlar. Onların asıl odaklandıkları konu, piyasadaki en hızlı panellerin hangileri olduğudur. Son dönemde piyasaya çıkan AG251FG, 240 Hz’lik muhteşem yenileme hızı ile ve yalnızca 1 ms’lik tepki süresi ve G-SYNC desteği ile, işte tam da böyle bir ekran. Full HD çözünürlüklü TN paneli ile donatılmış AG251FG modeli, oyuncuların monitörlerinde hızlı reflekslerine eş düzeyde kare hızlarını elde edeceklerinin garantisini veriyor. Bir kez siz de deneyin ve sıradan 60 Hz’e kıyasla 240 Hz’i bir deneyip farkını görün. Yalnız dikkatli olun, çünkü bundan böyle daha yavaş bir monitöre dönmek istemeyebilirsiniz!

Yeni, “çerçevesiz” 90 Serisi ile evlerinizi ve ofislerinizi canlandırın

AOC, her gün monitör kullanan multimedia ya da ofis kullanıcıları için de, yeni 90 Serisi ile B2B ürün grubunu daha da şık bir hale getirdi. 23.8 inç ya da 27inç ölçüsündeki bu monitörler, ya basit ya da tamamen ergonomik ayaklar ile sunuluyor; ve tüm modellerde geniş görüntüleme açılarına ve geniş renk gamı kapsamına sahip ( %100 sRGB ve % 90 NTSC) en yeni IPS panelleri bulunuyor. Üstelik 3 taraftan da “çerçevesiz” bu monitörler, hem ofise hem de eve şıklık ve tazelik getiriyor. Dahası, bu modeller, üniteler arasında dikkat dağıtan boşluklar olmayan, akıcı çoklu monitör kurulumları için de gayet uygun. Serinin amiral gemisi Q2790PQU modeli, QHD (1440p) çözünürlüğe sahip. Serinin öteki ekranları ise, Full HD (1080p) çözünürlüğe sahip. Seçili modellerde, ayrıca USB’ler ve hatta mobil cihazların hızlı şarjı için bir USB girişi gibi harici çevre birimlerine kolay erişim sağlayan USB 3.0 aygıtı da bulunuyor.

AOC, sizlere mutlu yıllar diler. Yeni yıl kutlamalarının keyfini AOC’nin en şık ve en canlı ekranları ile çıkarın!

Kategoriler
Teknoloji

Kobo Aura H20 okuma keyfinizi başka boyutlara taşıyor

Kitap, müzik ve eğlenceyi bir araya getiren D&R, şimdi de dijital kitabım her daim benimle olsun diyenler için ayrıcalıklı okuma keyfi sunan, Kobo e-kitap okuyucularda muhteşem indirim fırsatları ile okur severleri buluşturuyor.

14- 31 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek olan Kobo e-kitap okuyucu kampanyası kapsamında kitap okuma keyfini dijitalde yaşamak isteyenler için, Kobo Aura’lar 519 TL yerine 419 TL’den satışa sunulurken, Yeni Kobo Aura H20’lar ise 799 TL yerine 699 TL’ den satışa sunulacak.

Yeni Kobo Aura H20’ lar ile okuma keyfiniz başka boyutlara taşınıyor.
Kobo Aura’lar da 6 inç önden aydınlatmalı ekranıyla ekonomik bir tanışma imkânı sunuyor. Tamamen ayarlanabilir ComfortLight özelliğiyle okuma biçiminize ışık katan Kobo Aura, 11 farklı yazı tipi ve 40’tan fazla boyut arasından seçim yaparak en rahat okuma konforu yaratıyor.
4GB hafızasıyla 3.000 adet kitabı yanınızda taşıyabileceğiniz Kobo Aura, 2 aya kadar pil ömrüyle de fark yaratıyor.

Yeni Kobo Aura H20 ise artık yepyeni ve daha aydınlık bir okuma deneyimi sunuyor. HD dokunmatik ekranıyla baskı kalitesinde okuma fırsatı sunan Yeni Kobo Aura H20, ComfortLight PRO özelliğiyle de mavi ışığa maruz kalmadan, uyumadan önce kitap okumayı sevenlerin vazgeçilmezi oluyor. 8 GB bellek sayesinde 6.000 adet e-kitabı yanınızda taşıyabildiğiniz Yeni Kobo Aura H20, su geçirmez özelliği sayesinde 2 metreye kadar suyun içinde 60 dakika kadar bozulmadan kalabiliyor.

Kategoriler
Teknoloji

Hollanda sokak lambalarında otomobil şarj edilebilecek

Hollanda elektrikli araçların faydalanması için sokak lambalarında yeni bir uygulamaya geçiyor. Elektrikli araçlar sokak lambalarına kurulacak sistemle şarj edilebilecek.
Dünya genelinde fosil yakıtlı araç kullanımından vazgeçiliyor. Bir çok ülke bu konuda yatırımlara başladı. Avrupa Birliği tarafından fosil yakıtın kullanımının bir an önce kalkması için çağrılar yapılıyor. Bir çok otomobil üreticisi ise artık fosil yakıtlı araç üretimini 2020 yıllarına doğru sonlandıracak. Hatta bir çok ülke artık fosil yakıtlı araçların ülkesine girmesini engelleyecek.
Hollanda ise elektrikli araçları desteklemek amacıyla projeler üretmeye devam ediyor. Gelen haberlere göre Hollanda sokaklarında bulunan lambalar şarj görevi üstlenecek. Elektrikli araç kullanımını yaygınlaştırmak amacı ile kurulacak olan sistemden vatandaşlar faydalanacak. Lahey kentinde kurulacak olan istasyonlarda sokak lambaları ” şarj feneri” adını alacak. Hatta deneme amaçlı olarak üç sokak lambası şarj istasyonu olarak kullanılabiliyor.
Yapılan geliştirmeye göre sokak lambaları aynı anda 6 arabayı şarj edebilecek. Bir sokak lambasında ise iki adet şarj ünitesi bulunacak. Yeni uygulama ile yaklaşık 6 ay  inceleme yapılacak. Eğer uygulama başarılı olursa bu uygulama tüm kentte yaygınlaştırılacak. Belediye tarafından yapılan açıklamaya göre ise bu uygulama sokak lambası ve şarj istasyonunun ayrı ayrı kurulmasından daha hesaplı. Hollanda’nın 2025 yılında fosil yakıtlı araçları yasaklayacağı biliniyor. Ülkede şimdiden bu alanda yatırımlar yapılmaya başlandı.
Dünya genelinde bu gibi projeler ile elektrikli araçların kullanımı teşvik ediliyor. Fosil yakıtların zararlarından bir an önce kurtulmak isteyen ülkeler yeşil yakıtı destekliyorlar. Doğa ile uyumlu ve daha hesaplı olan bu projeler tüm dünyada yaygınlaşacak.
Kategoriler
Teknoloji

Startup’lar ODTÜ Teknokent SAP Özel Etkinliği’nde Buluştu!

SAP Türkiye, küçük ve orta büyüklükteki yazılım şirketleri ve startup’lar ile ODTÜ Teknokent SAP Özel Etkinliği’nde bir araya geldi. Teknokent’lerde faaliyet gösteren startup’ların geliştirdikleri yeni ürünler ile SAP’nin 25 farklı endüstride faaliyet gösteren küresel müşteri ağına ulaşmalarına yardımcı olma ve bu şekilde Türkiye’nin yazılım ihracatına da katkıda bulunma hedefiyle düzenlenen etkinliğin açılış konuşmasını SAP EMEA Startup Focus Program Direktörü Gary Parnell yaptı.

SAP, Startup’larla dirsek dirseğe çalışıyor!
SAP Startup Focus Programı’na katılmak isteyen girişimcilerin ve küçük ölçekli şirketlerin izlemesi gereken süreçleri ve bu programın getireceği faydaları detaylı bir şekilde anlatan Parnell, bu program sayesinde startup’ların 25 farklı sektördeki 365 bin’den fazla SAP müşterisine ürünlerini sunma şansına erişeceklerinin altını çizdi. Startup’ların geliştirdikleri ürün ve çözümleri SAP’ye kolayca ulaştırabileceklerini aktaran ve programın aşamalarına da değinen Parnell, “Startup’larla programımızın her aşamasında aynı masada dirsek dirseğe çalışıyor ve en iyiye ulaşma çabasıyla bir takım halinde ilerliyoruz. Startup Focus Programı’na başvurarak ürün ya da çözümünü SAP ürün portföyüne dahil etme şansını yakalayan girişimciler, SAP’nin bulunduğu tüm ülkelerde ürünlerini pazara sunma şansına da ulaşabiliyorlar.” dedi. SAP’nin program kapsamında startup’lardan herhangi bir ücret talep etmediğini önemle vurgulayan Parnell, son olarak SAP Startup Programı aracılığıyla ürünlerini dış pazarlara sunan girişimcilerin başarı hikayelerini de katılımcılarla paylaştı.

SAP’nin Bulut Platformu ile dünya birbirine bağlanıyor
Etkinlikte, SAP Türkiye Çözüm Yöneticisi Uğur Naciterhan da startup’ların SAP platformu üzerinden çözümlerini nasıl geliştirebilecekleri hakkında bilgi verdi. Dijital dönüşümün hayatın her alanında büyük bir gereklilik olduğuna dikkat çeken Naciterhan, SAP Bulut Platformu vizyonunun da bu gereklilik doğrultusunda insanları, nesneleri ve işletmeleri akıl ile bir araya getirmek olduğunu vurguladı. Katılımcılar, SAP’nin Bulut Platformu’nun deneme versiyonunu da gözlemleyerek, SAP’nin girişimcilere sağladığı kolaylıkları deneyimleme fırsatı buldu.

Startup’lar SAP ile Farklılaşıyor
Etkinlikte SAP Türkiye Çözüm Yöneticisi Bulut Altıntaş ise SAP’nin Dijital İnovasyon Sistemi SAP Leonardo’ya değindi. Öğrenen makineler (Machine Learning), Yapay Zeka, Nesnelerin İnterneti gibi başlıkların günümüzde ve gelecekteki önemini anlatan Altıntaş, startup’lara nasıl farklılaşabilecekleri konusunda önerilerde bulundu. Son olarak SAP EMEA İnovasyon Danışmanı Aydın Bahar da tasarım odaklı düşünme yöntemi Design Thinking ve proje geliştirmenin püf noktalarını anlatarak, bugüne dek SAP ile startup’ların geliştirdiği önemli çözümlere ilişkin demoları ve SAP’nin startup’lara yönelik çalışma modellerini katılımcılar ile paylaştı. Aydın Bahar sunumunda bir kez daha SAP’nin yenilikçi bir fikir ve çözümü olan her girişimciye kapısının açık olduğunu yineledi.

Türkiye’nin uluslararası arenada rekabet gücünü artırmak ve ülkenin yazılım ihracatına katkıda bulunmak amacıyla düzenlenen etkinliğin, Ankara’nın ardından Türkiye’nin farklı bölgelerindeki teknoloji geliştirme bölgelerinde de devam etmesi planlanıyor.

Kategoriler
Teknoloji

İTAKSİ yerli yazılım uygulaması hizmete alınıyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin “Akıllı Ulaşım Sistemlerini Tüm Toplu Ulaşım Araçlarını Kapsayacak Şekilde Yaygınlaştırmak” olarak belirlenen stratejik hedefi çerçevesinde İTAKSİ Taksi taşımacılığının, toplu ulaşım sistemiyle entegrasyonunu sağlayacak adımlarından biri hizmete alınıyor.

Toplu ulaşım sistemine entegrasyonu sağlanan taksi taşımacılığı ile hem taşımacı, şoför, araç ve durak kaynaklı taksi müşterilerinin şikâyetlerine hızlı, güvenli ve kaliteli geri dönüşler sağlanabilecek hem de taksilerin, durak, parklanma entegrasyonu sağlanacak.

Taksilerin kontrol merkezleri ile izlenebilmesi, yönlendirilebilmesi, koordine edilmesi; sürücü ve yolcu güvenliğinin arttırılarak, müşteriyle sürücüyü en hızlı ve ekonomik rota ile buluşturması, zaman, yakıt kaybını engelleyerek, trafik yoğunluğu azaltmayı hedefliyor.İBB İTAKSİ millileşme ve yerlileşme hamlesine uygun tamamen Türk mühendisleri tarafından geliştirilen yerli yazılım uygulaması.

Dinamik planlama yapmaya olanak sağlayan ve anlık ulaşım taleplerine cevap verebilen bu sistem, çarpan etkisiyle milli bir yazılımın dünya pazarında Türk markası oluşturarak yer edebilecek bir marka değerine ulaşma imkânı sağlayacak.

iTaksi, diğer uygulamalarda olduğu gibi taksicilerin rızkını yasadışı, kayıtsız, ülkemize vergi vermeyen yabancı menşeli firmalara karşı korumayı amaçlıyor. iTaksi ’ye yalnızca İstanbul’da kayıtlı taksiler ve taksiciler dâhil olabilirler.

NE İŞE YARAR?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi güvencesiyle hayata geçirilen iTaksi, kolay yolcu bulmayı hedefleyerek trafikte taksilerin boş dolaşmasını engelleyerek, kazancı artırır ve kaliteli yolculukların yapılmasını sağlar. iTaksi için 4000 taksiye bir tablet, iki yönlü kamera, panik butonu montajı yapıldı. Yolcular ise akıllı telefonlara indirdikleri iTaksi uygulaması ile bu sistemi kullanacaklar.

İTAKSİ Projesi ile;

Toplu taşıma kapasitesinin etkin, sürdürülebilir, ölçülebilir, denetlenebilir ve verimli kullanımı için gerekli; insan odaklı web ve mobil uygulamalarının geliştirilmesi,
Taksi ile yolcunun en hızlı ve ekonomik rota ile buluşturarak yolcular için daha konforlu ve ekonomik ulaşım imkânlarının sunulması,
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yetkilendirilmiş ve sisteme kaydedilmiş araçlar için, akıllı telefonlar üzerinden yolcuların sorgulama ve çağrı yapılabilmesi,
Sorgulara ve çağrılara hızlı ve etkin bir şekilde cevap verilebilmesi için, kullanıcıya, kendi tercihlerine göre, en uygun güzergâh alternatiflerinin sunulması,
Bu proje kapsamında oluşturulacak veya İBB’nin sisteme kayıtlı araçların uzaktan izlenebilmesi ve bunlardan çağrı kapsamında olanların yolcuya yönlendirilmesi,
Sürücülerin ve yolculuğun hizmet kalitesinin puanlanması sağlanarak müşteri memnuniyetinin arttırılması,
Hangi araçta hangi şoförün çalıştığının takibi ve şoför hizmet kalitesinin sürekliliğinin sağlanması,
Sürücüleri ve araçları kayıt altında tutarak müşteri güveninin ve emniyetinin arttırılması,
Zaman, yakıt kayıpları ve bekleme sorunlarının engellenmesi,
Trafikte boş dolaşan taksi sayısının azaltılması ile gereksiz trafik yoğunluğunun engellenmesi,
Güncel hayatın bir parçası olan kredi kartı ve diğer akıllı ödeme sistemleri (İstanbulkart, mobil ödeme vb.) entegrasyonu ile ulaşım sektörüne nakit dışında da alternatif ödeme yöntemlerinin kazandırılması,
İkiz taksi plakası kontrolünü,
Tüm toplu ulaşım modlarının entegre kullanılabileceği bir altyapı oluşturulması,

Taksicinin İşini Kolaylaştıran Çözümler

Aracın boşta gezmesine gerek kalmadan taksi ile yolcunun buluşması
Boşta gezmenin engellenmesi ile yakıt ve zaman tasarrufu
Toplu Ulaşım Denetim ve Yönetim merkezi ile güvenlik kamerası (Ses Kaydı Yapılmamaktadır.) panik düğmesi ve GPS ile takip

Kurulacak tablet ile sürücüye anlık navigasyon desteği

Sistemde tüm yolculukların kayıtlı olması
Elektronik ödeme taleplerine cevap verebilme
Taksilerdeki hizmet kalitesinin yükseltilmesiyle taksicilik mesleki standartları yükselmesi

Yolcunun İşini Kolaylaştıran Çözümler
Yolculuk öncesi (yaklaşık) ücret hesaplayabilme
Şehrin her yerinden tek bir tuş ile taksi çağırabilme
Güvenli yolculuk
Kredi kartı ile ödeme
İstanbul Kart ile ödeme
Geçmiş yolculukların kaydı (ve takside unutulan eşyalara ulaşılabilme)
Çoklu dil desteği
Sürücülere puan verme/puana göre taksici seçebilme
Sık kullanılan adresleri (evim, işyerim vb) ve tercihleri kaydedebilme
Taksi çağrılırken; araç segmentine göre (Sarı taksi, Turkuaz Taksi, Siyah Taksi, Deniz Taksi) filtreleme
İleri tarihli veya periyodik tekrarlayan rezervasyon yapabilme

GÜVEN
Henüz yolcu çağırma aplikasyonunun devreye girmemesine ve taksilerin yalnızca %25’ine montajı yapılmış olmasına rağmen; yapılan kamuoyu araştırmalarında Taksilere olan GÜVEN algısı arttı. Taksilerin üzerindeki İTaksi ve İBB logoları sayesinde birçok vatandaş bu taksilerin İBB tarafından kontrol ve denetim altında tutulduğunu memnuniyetle karşılıyor.
iTaksi sisteminin arkasında İBB’nin olması sayesinde, kamuoyu araştırmalarında sisteme güveni %80.7 oranında arttırdı.

GÜVENLİK
iTaksi uygulaması dâhilinde kurulu sistem sayesinde onlarca adli vaka ve soruşturma çözüme kavuşturulmuştur. Adli merciler ve güvenlik güçlerinin bu sistemden haberdar olmaları ve bu sistemlerin caydırıcı etkileri ile bu vakaların henüz oluşmadan önlenmesi hedeflenmektedir. Bu vakalar gasp, dolandırıcılık hırsızlık vb. olaylardan oluşmaktadır.

Kategoriler
Teknoloji

Samsung Geleceğin Mucitleri Yarışması ödülleri açıklandı

Samsung Geleceğin Mucitleri Yarışması ödülleri açıklandı. İzmir Özel Bornova Bilim Doğa Ortaokulu’ndan Ayşegül Çelik, doğalgaz kaçağının etkilerini ortadan kaldırmak üzere geliştirdiği Gaz Alarmında Tam Güvenlik adlı projesiyle birinci oldu. Çelik ödülünü Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan’dan aldı.

“Dünyaya ilham ver, geleceği tasarla” vizyonu doğrultusunda, gençlerin ve çocukların yaratıcılığını geliştirmesine farklı projelerle destek veren Samsung Electronics, Yaratıcı Çocuklar Derneği ve Oflaz Medya Grubu işbirliğiyle düzenlediği “Samsung Geleceğin Mucitleri” bilim yarışması ödül töreni, İnovasyon ve Girişim Haftası ikinci gününde, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

Çocuklara bilimi sevdirerek onları yaratıcı düşünmeye ve yeni buluşlar yapmaya teşvik etmek amacıyla ortaokul öğrencileri arasında bu yıl 4’üncüsü gerçekleştirilen yarışmanın birincisi, İzmir Özel Bornova Bilim Doğa Ortaokulu’ndan Ayşegül Çelik oldu. Küçük mucit, tüm Türkiye’den onlarca projenin katıldığı yarışmada birinciliği, doğalgaz kaçağının etkilerini ortadan kaldırmak üzere geliştirdiği Gaz Alarmında Tam Güvenlik adlı projesiyle kazandı.

Projeler
Bu yıl yarışmaya başvuran yaklaşık 300 proje arasından yapılan ön eleme sonrası, hayal güçlerini kullanarak geliştirdikleri inovatif ve dikkat çekici fikirleriyle, geleceğin 10 mucidi finale kaldı. Finale kalan projeler arasından, İstanbul Erkek Liseliler Eğitim Vakfı Özel Ortaokulu’ndan katılan ve otobanlarda hayvan ölümlerine yol açan kazaları önlemek amacıyla, doğal atıklarla çalışan güneş pilleri tasarlayan Güneş Pilleri Farklı Kulvarlarda adlı proje ikinci oldu. Manisa Gazi Ortaokulu’ndan katılan, yangın anında başta öğrenci yurtları olmak üzere tüm kapalı mekanlarda görsel ve işitsel alarm vererek yangın kapılarının otomatik olarak açılmasını sağlayan Hayata Acil Çıkış adlı proje ise üçüncülük ödülü aldı.

Kategoriler
Teknoloji

2020’de Mobil Reklamların yüzde 63’ü Native Olacak

Japonya’nın en büyük dijital reklam teknoloji şirketi FreakOut, mobil doğal (native) reklamcılığın geleceğine inanıyor. IHS’in yayınladığı rapora1 göre, 2020 yılında dünya çapındaki medya satın almacılar mobil reklama 84,5 milyar dolar harcayacak. Tüm dijital reklam harcamalarının yüzde 75,9’u ise mobil reklama harcanacak.

Mobil reklamcılığın gelişimindeki en önemli unsurun doğal reklamlar olduğuna işaret eden FreakOut Türkiye Ülke Müdürü Okay Tuğ, “Beklentilere göre, mobil reklamların yüzde 63’ünden fazlası doğal reklamlardan oluşacak. Doğal reklamların bu kadar tercih edilmesinin başlıca sebepleri arasında en belirleyici faktör ise etkileşim oranları. Doğal reklamlar, banner reklamlara kıyasla yüzde 20 ila 60 arasında daha fazla etkileşim sağlıyor” dedi.

Yapılan araştırmalara göre, mobil cihazlardaki ekranlar her ne kadar küçük olsa da kullanıcıların göz hareketleri incelendiğinde banner bulunan alanların göz ardı edildiği, doğrudan içeriğe odaklanıldığı görülüyor. Doğal reklamlar tam da bu noktada internet kullanıcılarını rahatsız etmeden, keyif alabilecekleri içerikleri barındırarak kullanıcıların dikkati çekmeyi başarıyor.

Türkiye’de doğal reklam yatırımları hızla artıyor
IAB’nin rakamlarına göre, Türkiye’de doğal reklamcılık (native) son bir yıl içerisinde yüzde 32’nin üzerinde artış göstererek 2017 yılının ilk 6 ayında 35 milyon TL’lik hacme ulaştı. Aynı dönemde mobil reklam yatırımları ise yüzde 59 oranında artarak 454 milyon TL’nin üzerine çıktı.

Sadece mobil doğal reklamlar üzerine odaklanan FreakOut, Japonya’da geliştirdiği teknolojisini sadece mobil cihazlar üzerinde en iyi sonucu verecek şekilde optimize ediyor. FreakOut teknolojisi eşsiz kılan özelliklerden bir diğeri de tek bir reklam alanını tek bir marka için kullanması. Bu sayede daha büyük boyutta görsel ve metin kullanarak, doğal reklamcılıkta advertorial ile display etkisini pozitif anlamda kullanan şirket, mobil doğal reklamcılığın gelişimine öncülük ediyor.

Kategoriler
Teknoloji

Canon LEGRIA GX10’la çok yönlü kayıt deneyimi!

Geliştirilmiş becerileri ile en üst seviyede güvenilirlik sunan LEGRIA GX10 4K 50p video kayıt cihazı, iddialı video arşivleri oluşturmak isteyen ve içerik yaratma becerilerini bir üst düzeye taşımanın yollarını arayan kullanıcılar için vazgeçilmez bir kamera olarak öne çıkıyor.

Zaman testlerinin en başarılısı
LEGRIA GX10, 1080p Full HD’nin dört katı daha yüksek çözünürlük sunarak, en ufak bir detayı bile gösterirken, özel anların ekranda canlanmasını da sağlıyor. Çok yönlü kayıt deneyimi sunan LEGRIA GX10’un Full HD için 35Mbps, 4K 50p için 150Mbps’de MP4 çekimi desteklemesi bu kamerayı hızlı hareket çekimleri için ide deal hale getiriyor. 100 kare/sn’ye kadar hızla çekim yapabilen, kendi sınıfının en yeni üyesi kamera zaman aşımlı çekimden 0,25x yavaş çekim efektine kadar geniş bir içerik çeşitliliği sunarken, zaman testinden başarıyla geçecek görüntü kalitesi de üretiyor.

Herkes kendi filminin yönetmeni olabilir!
LEGRIA GX10 basit ve kolay bir yolla profesyonel kalitede videolar elde etmenizi sağlıyor. LEGRIA GX10, Canon’un Dual Pixel CMOS AF teknolojisinin entegre edildiği 1.0 inç Tip sensör donanımı olan ilk kamera. Bu sayede sığ bir alan derinliği ile hassas, doğru ve özelleştirilebilir odaklanma kapasitesi sunuyor. İki, dört veya sekiz duraklı pozlama kontrolü sunan üç optik ND filtresi, en karanlık veya en parlak çekim koşullarında üstün görüntü kalitesi sağlarken, yeni geliştirilen 15x zoom kapasiteli geniş açılı 4K lensi 4K’nın vaat ettiği kaliteyi elde etmeyi garantiliyor.

LEGRIA GX10, Geniş Dinamik Aralık (DR) modu sayesinde DR yüzde 800 oranında genişletip karanlık ve gölgeli alanlardaki detayı mükemmel bir şekilde açığa çıkartarak, düzenleme yapmadan paylaşılmaya hazır canlı görüntüler sunuyor. Büyük, sezgisel çalışan ve değişken açılı dokunmatik ekranı, partiler, düğünler ve aksiyonla dolu tatiller gibi dinamik çekim senaryoları için gerekli olan temel işlevlere hızlı ve kolay bir şekilde erişmenizi sağlıyor. Kameranın 5 eksenli Görüntü Sabitleme (IS) işlevi de optimize edilerek zoom aralığının tamamında dengeli çekimler elde edilmesini garantiliyor.

Tüm maceraların yol arkadaşı olmaya aday!
Profesyonel işlevler sunan kompakt, hafif ve dayanıklı, özelliklerle dolu bir kamera olan LEGRIA GX10 her ortama uygun bir video kayıt cihazı. Profesyonel kameralardakine benzeyen ergonomik tasarımında, eğerek ayarlayabileceğiniz bir vizör, profesyonel tarzda bir zoom ayağı ve özel işlev tuşları bulunuyor. Tam manuel ayarı kontrol seviyenizi ihtiyaçlarınıza ve deneyiminize göre değiştirmenize olanak tanırken, otomatik mod işlemlerin tamamında kolaylık sunuyor. Yedekleme ve kesintisiz kayıt için çift SD kart yuvasının olması hiçbir anı kaçırmamanızı garantiliyor. Uzun pil ömrüyle birlikte bu özellik, LEGRIA GX10 kamerayı safariden kayağa kadar tüm inanılmaz maceraların ideal yol arkadaşı haline getiriyor. Önemli anları yakalayıp paylaşmak için çift bant Wi-Fi ile uzaktan çekim yapabiliyor ve hareket halinde olsanız bile paylaşabiliyorsunuz. Kamera belirli bir mesafeden yönlendirmenize olanak tanıyan kablosuz uzaktan kumanda işlevine de sahip.

Sizinle uyum içinde…
Kameranın güçlü dahili stereo mikrofonu etkileyici ses kalitesi sunarken, ek 3,5mm mikrofon girişi, mini geliştirilmiş aksesuar kızağı ve 3,5mm kulaklık çıkışı LEGRIA GX10’un tüm ihtiyaçlarınıza uyum sağlamasına olanak tanıyor. Bu basit aksesuar bağlantısı içerik oluşturucuların tutkularını ve hobilerini kariyere dönüştürmelerine de olanak tanıyor.

Kategoriler
Teknoloji

Veri odaklı e-dönüşüm hayatımızın merkezinde

Türkiye’nin bilişim toplumu olma yolundaki ilerlemesine katkı sunmayı ve e-dönüşüme hız vermeyi hedefleyen İstanbul Bilişim Kongresi tarafından düzenlenen Kongre, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Etkinlikte; e-dönüşüm, verinin güvenli sunulması, veri madenciliği, Sanayi 4.0, Türk modeli girişimcilik, yatırım ile Blockchain, Bitcoin ve e-para konuları değerlendirildi. Konuşmacılar, teknoloji alanında yaşanan son gelişmeleri, yeni eğilimleri, hayatı kolaylaştıran teknolojileri ve e-dönüşüm konusunda yapılan çalışmaları katılımcılar ile paylaştı.

2020’de internete bağlı 32 milyar cihaz dünyadaki verilerin % 10’unu oluşturacak

İstanbul Bilişim Kongresi’nde konuşan E-GÜVEN İş Geliştirme, Satış ve Pazarlama Direktörü Ayşegül Topoğlu Tüzün, teknolojinin gelişimi ile veri merkezli dönüşümün işletmelerin odağına girdiğine dikkat çekti. Dijital çağın sunduğu araçları iş modellerine dahil eden işletmelerin, daha iyi hizmet vermek, ürün ve çözümlerde farklılaşmak, yoğun rekabette öne çıkmak için veriyi yoğun bir şekilde kullandığını vurguladı. Bu alanda yapılan araştırmalara da atıfta bulunan Tüzün, 2020 yılına gelindiğinde, internete bağlı cihaz sayısının 32 milyara ulaşacağını ve bu cihazların dünyadaki verilerin yüzde 10’unu oluşturacağını söyledi.

Veri merkezi pazarı 50 milyar doları aşacak

Küresel ölçekteki veri artışının 4,4 trilyon gigabayttan 44 trilyon gigabayta çıkarak 10 kat büyümesinin beklendiğini, veri merkezi pazarının 50 milyar doları aşacağının öngörüldüğünü ifade eden Tüzün, “Veri miktarı her geçen gün artıyor. Veri temelli e-Devlet stratejisi çerçevesinde başlatılan e-dönüşüm uygulamaları ise kamunun ve özel şirketlerin dönüşerek işlevselliklerini artırmalarını sağlarken, bireylerin de yararlanmak istedikleri hizmetlere kolay ve güvenli bir şekilde ulaşabilmelerini mümkün kılıyor. E-dönüşüm; finans, sağlık, bilişim, eğitim, savunma, enerji, imalat, emlak, gıda, ilaç gibi bütün sektörlerde etkin bir şekilde hayatımızın içinde yer alıyor ve bu dönüşüm ölçek bağımsız tüm şirketleri kapsıyor. E-dönüşüm uygulamalarından yararlanan şirket sayısı giderek artıyor.” dedi.

Blockchain ile e-imza entegre ediliyor, 2018’de kullanılmaya başlanacak

2005 yılında ilk e-imzayı, 2007’de ilk mobil imzayı ürettiklerine dikkat çeken Tüzün, sözlerini şöyle bitirdi: “Değişime liderlik etme vizyonumuzla 2018’de bir ilki daha gerçekleştirmeyi planlıyoruz. E-GÜVEN olarak yasal düzenlemesi olmayan Blockchain sistemini regülasyona tabii olan e-imzayla entegre edeceğiz. Bu yeni sistemde, Blockchain ile işlem yapan kişilerin kimliği yasal düzenlemelere uygun şekilde tanınıyor olacak. Yeni çözümümüzün özellikle; kamuda, borsada, sigorta sektöründe, aracı kurumlarda, bankalarda ve diğer finansal kurumlarda kullanılacağını öngörüyoruz.”

Kategoriler
Teknoloji

IDC Türkiye Public CIO Zirvesi

Dijital dönüşümün hızla ilerlediği günümüzde devletler, kamu performansının ve hizmetlerinin verimliliğini, kalitesini artırmak için teknoloji kullanımını yükselterek, artan güven ve başarı ile teknoloji yeniliklerini hızlandırmayı hedefliyor.

IDC Türkiye’nin gerçekleştireceği Public CIO Zirvesi 2017, 2018 yılının yerel ve global önceliklerini göz önünde bulundurarak, kamu sektörünün önde gelen yöneticilerini Antalya’da bir araya getiriyor. 10-12 Aralık tarihlerinde, Regnum Carya Golf & Spa Resort otelinde düzenlenecek Public CIO Zirvesi’nde, kamunun önemli karar vericileri, devletteki dönüşümde uygulanan son trend ve teknolojileri paylaşarak, pazardaki güncel çözümler hakkında bilgi verecek.

IDC Türkiye Public CIO Zirvesi, uzman konuşmacıları ve zengin içeriğiyle gündemin nabzını tutmaya hazırlanıyor. İki gün sürecek etkinliğin ana gündemleri arasında “Veriyi, insanları ve süreçleri yönetmede entegre yaklaşım”, “Kamu misyonlarını desteklemek üzere, bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanmak ve kamu süreçlerini düzenlemek”, “Günlük yönetim ve hizmetlerin teslimi için zorlukların ve fırsatların değerlendirilmesi” ile “Kamu hizmetlerinde geleceğin mimarisini öngörmek” gibi konular tartışılacak.

IDC Türkiye Ülke Direktörü Nevin Çizmecioğulları “Kamu kurumları tarafından yapılan bilişim yatırımları, ekonomik ve politik aşamada küresel düzeyde rekabetçi kalabilmek, hızla gelişen pazar koşullarına uyum sağlayabilmek ve vatandaş adına büyük önem taşımaktadır. Verimli ve etkin devlet, sonuçlara dayalı kentsel dijital dönüşüm konularının globalde ve ülkemizde öncelik planlarında. E-devlet projeleri ve Fatih projesi gibi dönüşüm amaçlı projelerle birlikte, dijital dönüşümü hızlandıran güvenlik, analitik, açık kaynak kodlu yazılımlar, açık veri, KVKK vb teknolojilere olan yatırımın kamu bilişim harcamalarındaki payının arttığını gözlemlemekteyiz. CIO’lar dijital devlet yol haritasında kurumlarındaki dönüşüm çabalarını sürdürebilmek için sorumluluk alırken, şeffaflığı, vatandaş memnuniyetini ve verimliliği güçlendirmeye yardımcı olan daha akıllı veri merkezi ve dönüşüm teknolojilerini tercih ediyorlar”.

Programda neler var?

Public CIO Zirvesi, iki güne yayılmış etkinlik programı süresince yaklaşık 80 üst düzey yönetici ve sektör temsilcilerini bir araya getiren kapsamlı networking olanakları, 30’dan fazla konuşmacısı ve panelistiyle katılımcılarına renkli bir atmosfer yaşatmayı hedefliyor. Etkinlikte dijital dönüşümün kurumlara sağladığı avantajlarının yanı sıra, dijital dönüşümün kurumlar içindeki yol haritası gibi güncel konular da masaya yatırılacak.

Kategoriler
Teknoloji

Özgün inovasyon kültürünü yaratan şirketler gelecekte fark yaratacak

Arçelik A.Ş., Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından bu sene 6-9 Aralık’ta İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen Türkiye İnovasyon ve Girişimcilik Haftası’na stratejik partner olarak destek veriyor. Şirket, İnovasyon Haftası’nda geleceğin teknolojilerini sergiliyor.

Bu yıl 6’ıncısı düzenlenen Türkiye İnovasyon Haftası’nın ilk günü konuşan Arçelik A.Ş. Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Oğuzhan Öztürk, dünyadaki ana trendleri anlattı. Bu trendleri, yaşlanan, daha fazla tüketen, kentleşen ve daha fazla özgürleşen toplumsal gelişmeler olarak özetleyen Öztürk, “Trendleri anlayıp geleceği şekillendiren teknolojileri bugünden geliştirmeye başlamamız ve buna uygun yeni iş ve gelir modellerini yaratmamız gerekiyor. Makro trendlerden hareketle insan odaklı bir dijital dönüşüm gerçekleşiyor. Çok sayıda kişiselleştirilmiş, bağlanabilir, otonom, akıllı ve sürdürülebilir katma değerli platformlarda dünyada değer yaratılıyor. Dijitalleşme kişiselleştirmeyi mümkün kılıyor. Kişiselleştirme müşteri satın alma kararını etkiliyor. Kişiselleştirilmiş ürün ve hizmetler sunabilen şirketler gelecekte rekabette fark yaratacak” dedi.

“İpek Yolu’ndaki her ülkede müşterilerimize eşsiz bir deneyim yaşatıyoruz”

Arçelik A.Ş.’nin özgün inovasyon kültürüne ve ekosistemine dikkat çeken Öztürk, “7 ülkedeki 18 üretim tesisi; İngiltere, ABD, Tayvan, Portekiz ve Türkiye’deki toplam 14 Ar-Ge merkeziyle global bir Ar-Ge ekosistemini yönetiyoruz. İpek Yolu üzerine yayılmış üretim tesislerimizde 30 bin çalışan ve 1.300 araştırmacıyla müşterilerimize eşsiz bir deneyim yaşatıyoruz. Geliştirdiğimiz patentlerle Uluslararası Fikri Haklar Örgütü’nün WIPO listesinde 74’üncü sırayla ilk 100’de yer alan tek Türk şirketiyiz. Dijital dönüşüm için şirketlerin etraflarında bir ekosistem yaratmaları gerekiyor. Arçelik A.Ş.’nin Ar-Ge gücü dediğimizde de, bugün iş birliği yaptığımız üniversiteleri enstitüleri, bayilerimizi, müşterilerimizi, start-upları, liseleri, sivil toplum kuruluşlarını ve hatta herkesi anlıyoruz” dedi.

“3 çekirdekli işlemci arıyoruz”

Arçelik A.Ş. Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Oğuzhan Öztürk, dünyada dönüşüm gerçekleşirken bütün değişiklikleri yapabilmek için ortak paydanın insan olduğunu belirtti. Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü: “Her şeyin üzerinde insan var. Bizler 3 işlemcili, teknik, dijital ve sosyal zekası yüksek bireyler arıyoruz. Bu arkadaşlar bizi geleceğe taşıyacak. Dünyadaki dönüşüm yeni yetkinlikleri gerektiriyor. Artık mülakatlarımızda adaylarımıza hangi dilleri konuşuyorsun diye sorduğumuzda İngilizce, Almanca Rusça gibi yanıtların yanı sıra Phyton, Go, Julia, Java, R, Rust, Rubby gibi yanıtlar alıyoruz. Robotik çalışacak, akıllı ürün ve hizmet tasarlayacak olan kişilerin bu dilleri bilmemesi muhtemelen 5-10 yıl içinde işsiz kalmaları anlamına geliyor.”

Kategoriler
Teknoloji

Bilişim Grubu sektör ihtiyaçlarına çözüm üretmek için buluşuyor

Türkiye bilişim sektöründeki özel şirketler, STK’lar, kamu ve diğer paydaşlarda görev alan bilişim yöneticilerini bir araya getirerek sektörün ihtiyaçlarına çözüm üretmek ve kamuoyu oluşturmak amacıyla kurulan BİLİŞİM GRUBU, 15 Kasım 2017 tarihinde kuruldu ve üç hafta içinde 200 üyeye ulaştı. Danışma Kurulu Kurucu Üyeleri arasında 24. Dönem İzmir Milletvekili ve Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (BASAM) Başkanı Rifat Sait ve BTHABER Şirketler Grubu Başkanı Murat Göçe’nin de yer aldığı BİLİŞİM GRUBU’nun gündemini Nesnelerin İnterneti, Yapay Zeka, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Blockchain, Endüstri 4.0 ve Bulut Bilişim gibi yeni nesil teknoloji trendleri oluşturuyor.

Türkiye’de her alanda üretimin ve üreticinin desteklenmesi gerektiğini ifade eden BİLİŞİM GRUBU Kurucusu Şenol Vatansever, “Bilişim alanında da yerli ve milli teknolojilerin üretilmesi gerekiyor. Yerli ve milli teknolojilerin önemi, ülkemizin atlattığı terör olayları ve darbe girişimi gibi badireler sonrasında daha fazla dillendirilir oldu. Artık yapay zeka, siber güvenlik, nesnelerin interneti, endüstri 4.0, sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik gibi daha birçok konunun daha fazla konuşulmasından son derece keyif aldığımızı belirtmek isteriz,” dedi.

Orta gelir tuzağından kurtularak, yüksek gelirli ülkeler kategorisine dahil olmanın ancak yüksek teknoloji üretimiyle mümkün olacağını kaydeden Vatansever, “İhracatımızın niteliğini bu yönde geliştirmeden yılda 500 milyar dolar hedefine ulaşılması zor. Savunma sanayinden iletişim sektörüne, sağlık teknolojilerinden tarım altyapısına, hatta yapay zekaya kadar her alanda Türkiye’nin yeni yatırımlara, yeni yaklaşımlara, yeni girişimlere ihtiyacı var. Teşvik politikalarının da yüksek teknolojiye ve yüksek katma değere sahip üretime öncelik tanır noktaya getirilmesi gerekiyor,” diye konuştu.

BİLİŞİM GRUBU’nun kurucu üyeleri arasında İstanbul’un yanı sıra diğer büyük şehirlerden, Türkiye’nin dört bir yanından ve yurtdışından katılımcılar yer alıyor. 2018 yılında 1000 üyeye ulaşmayı hedefleyen BİLİŞİM GRUBU, her ay yapacağı toplantılarda çıkan kararları danışmanlar kanalıyla Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar ve Kamu Kurumu Yetkilileriyle paylaşarak Türkiye bilişim sektöründe katma değer üretmeyi hedefliyor.