Kategoriler
Sosyal

Twitter çöktü, erişim sağlanamıyor

Twitter’a saat 22:45 itibari ile erişim yok. Twitter çöktü sunucularda yavaşlama meydana geldi. Şu anda twitter’a erişim sağlanamıyor. Gelen haberlere göre Avrupa server’larında bazı sıkıntılar yaşanıyormuş. Bu durumun ne kadar süreceği hakkında henüz bir açıklama yapılmadı. Kullanıcıların sosyal medyayı kullanamamasından dolayı akıllara erişim engeli mi var ? sorusu geldi. Ancak yaşanan sıkıntıların nedeni tamamen sunucu kaynaklı. Twitter’da daha önce böyle bir sıkıntı yaşanmamıştı. Bu durumun ne zaman çözüleceği konusunda ise herhangi bir paylaşım yapılmış değil. Sunucularda yaşanan bu sorunun çözülmesinin zaman alabileceği ihtimali var. Twitter’dan resmi bir açıklama gelirse sizleri bilgilendireceğiz. Twitter’da uzun zamandır böyle bir problem yaşanmamıştı.

çorum escort

Kategoriler
Sosyal

Facebook eski günlerine geri dönüyor

Facebook son dönemlerde haber kaynaklarını daha çok reklam ve sayfa gösterimi ile kullanır hale gelmişti. Yani paylaşılan gönderilere ait sayfalar ön planda kullanıcılar ile buluşuyordu. Ayrıca yayınlanan reklamlar da haber kaynağında görüntüleniyordu. Ancak Facebook’un bu durumda iyileştirmeye gideceği haberleri geldi. Eskiden olduğu gibi kullanıcılar haber kaynağına girdiklerinde arkadaşlarına ait gönderileri daha sık görecekler. Bunun sebebi ise yapay zeka uygulamasının yeniden optimize edilmesi olarak belirtiliyor. Yapay zeka ile yapılacak geliştirmeler ile haber kaynağı kullanıcı odaklı olacak. Kişilerin arkadaşlarının beğendiği gönderileri daha ön plana çıkararak görüntülenmeyi kolaylaştıracak. Burada sayfaların haber kaynağındaki hakimiyetleri biraz kısıtlanmış olacak. 2004 yılında kurulan Facebook halen en büyük sosyal medya platformlarından biri durumunda. Ve her geçen yıl farklı yenilikler ve güncellemelere giderek kullanıcı odaklı bir yapı oluşturmayı hedefliyorlar. Yapay zeka teknolojisinin gelişmesi ile de elde edilen verilere göre hızlı güncellemeler yapılabiliyor.

kırşehir escort bayan

Kategoriler
Sosyal

Twitter Mühendisleri kullanıcı şifrelerine erişebiliyor mu ?

Twitter‘da kendisini Twitter’da çalışan bir mühendis olarak tanıtan kullanıcı, ilginç açıklamalarda bulundu. Son yıllarda verilerin gizliliği konusunda bir çok haber yapılmıştı. Twitter Mühendisi olduğunu iddia eden bir kullanıcı yayınlamış olduğu videoda görev alanların kullanıcı şifrelerine erişebildiğini söylüyor. Bunun yanında özel mesajlara, lokasyonlara dahi erişim sağlandığını belirtti. Yayınlanan videonun çalışanlara ait olup olmadığı konusunda bir netlik bulunmuyor. Ancak böyle bir iddianın ortaya atılması bile milyonlarca üyesi olan Twitter’ın başını derde sokabilir. ABD lokasyonlu şirketin veri gizliliği konusunda taahhütleri yerine getirmemesi söz konusu olursa büyük para cezalarına maruz kalabilir. Şayet Twitter’da dünya çapında milyonlarca takipçisi bulunan ünlüler ve siyasi isimlerin hesapları bulunuyor. Firmaların ve kişilerin sosyal medyaları etkin kullanma amaçlı yatırımları bulunuyor. Bu gibi durumlar göz önünde bulundurulduğunda Twitter’ın konu hakkında açıklama yapması muhtemel.  Bu gibi haberlerin gündeme gelmesi ile veri gizliliği konusunda herkesin tehlike altında olduğunu söyleyebiliriz. Şahsi bilgilerin ve önemli konuların sosyal medya üzerinden paylaşılması maddi ve manevi bir çok olumsuz duruma neden olabilir. Bu konuda tüm sosyal medya kullanıcılarını dikkatli olmaya davet ediyoruz. Dilerseniz sosyal medyada paylaşılan videoyu aşağıda izleyebilirsiniz.

 

kütahya escort

Kategoriler
Sosyal

Selda Günsel, ABD Mühendislik Akademisi’ne kabul edildi

Shell’in global düzeyde üst yöneticilerinden biri olan ve aynı zamanda yurtdışındaki en başarılı Türk kadın mühendisler arasında yer alan Selda Günsel, mühendisliğe yaptığı katkılardan dolayı, ABD Mühendislik Akademisi üyeliğine kabul edildi. Sadece Akademi mensuplarının seçimiyle gerçekleşen üyelik kabulünde Günsel’inkarbon salımlarını azaltarak küresel enerji talebini karşılamak için üstün yakıt ve madeni yağlar geliştirip üretmedeki liderliği” etkili oldu.

Shell’de, 2002 yılından bu yana pek çok önemli görevde bulunan Selda Günsel, dünyanın en seçkin akademilerinden biri olan ve yeni üyelerini ancak 2000’i aşkın mevcut üyesinin seçimiyle kabul eden ABD Mühendislik Akademisi’ne (NAE) üyelik daveti aldı. “Karbon salımlarını azaltarak küresel enerji talebini karşılamak için üstün yakıt ve madeni yağlar geliştirip üretmedeki liderliği” ve mühendisliğe yaptığı değerli katkıları dolayısıyla Akademi’ye kabul edilen Shell Global Madeni Yağlar Tedarik Zinciri Ürün ve Kaliteden Sorumlu Genel Müdürü Selda Günsel, Washington DC’de gerçekleşen NAE Yıllık Toplantısı’nda görevine başladı.

Enerjinin geleceği, güvenlik ve tedarik, su kaynakları, sürdürülebilirlik, mühendislik eğitimi gibi önemli bilimsel ve teknolojik konularda tavsiyede bulunmakla yükümlü olan ABD Mühendislik Akademisi, üyelerinin yürüttüğü mühendislik, teknoloji ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkilere odaklanan birçok projeye liderlik yapıyor.

“Amacım, sektördeki kadın mühendislere ilham kaynağı olmak”

Selda Günsel konuyla ilgili yaptığı açıklamada; “ABD Mühendislik Akademisi’ne seçilmek ABD’de bir mühendise verilen en büyük profesyonel onur. Kariyerimin büyük bir bölümünü teknoloji ve mühendisliğe adadım ve bu onura layık görülmekten, hem kişisel hem de profesyonel anlamda büyük heyecan duyuyorum. İşimizin büyümesi ve başarılı olmasında teknolojinin çok önemli bir rolü olduğuna inanıyorum. Teknolojinin bu rolünü etkin bir şekilde kullanabilmek ve dünyada bir fark yaratabilmek konusunda büyük bir tutkum var. Enerji sisteminde fark yaratan ve tüm dünyada insan hayatını iyileştirmeye katkı sağlayan bir şirket için çalışıyoruz. İşimin gerçekten bir amacı ve anlamı olduğunu düşünüyorum” dedi. En çok istediği şeylerden birinin Shell mühendisleri de dahil olmak üzere geleceğin mühendislerine ilham kaynağı olmak olduğunun altını çizen Günsel, “hem Shell’de hem Shell dışında okullar ve üniversiteler dahil birçok yerde mentorluk çalışmalarım devam ediyor” diye konuştu.

Teknoloji alanındaki cinsiyet dengesine de değinen Selda Günsel şunları söyledi; “Kariyerimin ilk günlerinden beri hep alanımdaki birkaç kadından biri oldum. Sektörel konferanslara gittiğimde, 1500 erkeğe karşın sadece üç kadın olurdu. Hiçbir zaman istenmediğimi hissetmedim ancak itibarımı oluşturup devam ettirmek için çok çalıştım. Zaman içinde sektördeki cinsiyet dengesini ve çeşitliliği iyileştirdiğimizi düşünüyorum, ancak hala atmamız gereken çok büyük adımlar var”.

Selda Günsel Hakkında:

ABD’nin Houston şehrinde yaşayan Selda Günsel, 2016 yılının başında Shell Global Madeni Yağlar Tedarik Zinciri Ürün ve Kaliteden Sorumlu Genel Müdürlüğünü üstlendi. Bu rolde, iş geliştirme hedeflerini destekleyen ve Shell’in madeni yağlar alanındaki sektör ve teknoloji liderliğini güçlendiren madeni yağlar ürün portföyünün tüm sorumluluğu Selda Günsel’de bulunuyor. Günsel, daha önce Shell’in “Projeler ve Teknoloj”i biriminde Global Ticari Faaliyetler Bölümü Teknoloji Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyordu. Bu rolde, Denizcilik, Havacılık, Ticari Yakıtlar ve Özel Ürünler dâhil olmak üzere Shell Madeni Yağlarına ve ticari işlerine inovasyon, AR-GE ve teknik hizmetler sağlamak için çalışan bilim insanı ve mühendislerden oluşan küresel bir ekibi yönetmekten sorumluydu. 2015 yılında Tribolojist ve Yağlama Mühendisleri Derneği (STLE) tarafından verilen en yüksek teknik ödül olan STLE Uluslararası Ödülü’ne layık görülen Günsel, madeni yağ bilimindeki üstün kişisel başarısı için verilen STLE Fellow Ödülü, AR-GE 100 İnovasyon Ödülü, SAE Sunumda Uluslararası Mükemmellik Ödülü, STLE Kaptan Alfred E. Hunt En İyi Makale Ödülü, Penn State Üstün Mühendislik Mezun Ödülü’ne de layık görüldü. Pekin’deki Tsinghua Üniversitesi’nde Fahri Profesörlük unvanına layık görülen Günselİstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü mezunu. Yüksek lisans ve doktorasını Amerika’da Pennsylvania State Üniversitesi’nde yine Kimya Mühendisliği alanında tamamlayan Günsel, iş hayatına atıldıktan sonra Londra’daki Imperial College’da çeşitli akademik çalışmalar da yürüttü.

yozgat escort

Kategoriler
Sosyal

Yüz ağrılarının nedeni trigeminal nevralji olabilir

Yoksa sizin de mi yüzünüz elektrikleniyor? Karıncalar geziyor ya da durmaksızın hançer saplanıyor gibi mi hissediyorsunuz? Zaman zaman yüzünüzdeki oluşan bu durumdan şikayet ediyor ve üstelik 40 yaşın üzerindeyseniz sorunu biraz daha ciddiye almanız gerekiyor. Çoğu zaman önemsemediğimiz yüz ağrılarının nedeni trigeminal nevralji olabilir. Acıbadem Atakent Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Gülşah Öztürk, hastaların ani başlayan bu ağrılarda yanlış tanı nedeniyle zaman kaybettiğini, hatta ağrı nedeniyle dişlerin çekilmesi gibi gereksiz işlemlere maruz kalabildiğine işaret ediyor.

Sadece göz çevresi, bazen burun düzeyi, bazen de çenemizde ya da tüm yüz de şiddetli çakmalar şeklinde yüz ağrısı deneyimlemiş olabiliriz. Çoğu zaman önemsemediğimiz bu durumun altında, nörolojik hastalıklardan, kulak, göz, diş sorunlarına kas iskelet sistemi rahatsızlıklarından, psikolojik nedenlere kadar pek çok etken bulunuyor. En sık görülen nedenlerinin başında ise nörolojik bir sorun olan trigeminal nevralji geliyor.

Yüzün hissiyatını sağlayan 3 başlı sinir trigeminal sinir olarak tanımlanıyor ve bu sinirin his aldığı yüz bölgelerindeki ağrılı duruma trigeminal nevralji deniyor. Acıbadem Atakent Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Operatör Dr. Gülşah Öztürk, ağrının, yüze hafif bir dokunmadan tıraş olmaya, diş fırçalamadan burun silmeye kadar gündelik rutinlerle bile tetiklenebileceğini söylüyor. Bununla birlikte sıcak ya da soğuk sıvı içme, hafif bir rüzgara maruz kalma, makyaj yapma, gülme veya konuşma sırasında da ağrı ortaya çıkabiliyor.

Trigeminal nevralji, sıklıkla diş ağrısı ile karıştırılıyor. Bu nedenle geçmeyen diş ağrıları şeklinde uzun süre diş tedavisi alıp fayda görmemiş hasta grupları da bulunuyor. Dolayısıyla diş tedavisi sonrası dahi devam eden ağrılarda mutlaka nöroloji ya da beyin ve sinir cerrahisi hekimine başvurulması öneriliyor.

Kadınlarda iki kat daha sık

Yüzümüzdeki hissiyatı sağlayan trigeminal sinirin herhangi bir nedenle tahriş olması sonucu trigeminal nevralji oluşuyor. Sıklıkla bu tahribatın nedeni sağlam sinirin çevresindeki sağlam damarsal yapılarla olan ilişkisinden kaynaklanıyor. Trigeminal nevraljinin diğer sebepleri arasında ise o bölgede bulunun bir tümörün sinire basısı veya multiple skleroz geliyor. Bazen göz çevresinde uçuk virüsü kaynaklı olan zona hastalığı geçirenlerde, yüz travması, diş ya da çene tedavisi sırasında bu sinirdeki herhangi bir hasar sonrasında da trigeminal nevralji ile karşılaşılıyor.

Her ne kadar adı çok fazla duyulmamış bir sorunmuş gibi görünse de, dünyada her yıl yaklaşık 150 bin yeni hasta trigeminal nevralji tanısı alıyor. Ve bunların yüzde 90’ı 40 yaş üzerindeki kişilerde ortaya çıkıyor. Kadınlarda erkeklere oranla 2 kat daha sık görülüyor.

Tedavi şeklini hastanın durumu belirliyor

Görüldüğü gibi trigeminal nevralji tanı koyma açısından ayrıntılı değerlendirilmesi gereken bir hastalık. Yurtdışında önemli merkezlerce önerilen tanı koyma testi ile bu süreç daha sağlıklı bir şekilde yönetilebiliyor. Ardından tanıya yardımcı olarak Beyin MR görüntülemesi isteniyor. Doğru tanı sonrası ilaç ya da cerrahi tedavi kararı verilerek tedaviye devam ettiklerini belirten Dr. Gülşah Öztürk, sözlerine şöyle devam ediyor: “Tip 1 grup olarak ayırdığımız nevralji grubu ilaç tedavisine iyi yanıt verirken bazı durumlarda ilaç yan etkisiyle karşılaşıldığında ya da uzun süre ilaç kullanım sonrası fayda azaldığında cerrahi yöntemlerin düşünülmesi gerekiyor. Cerrahi tedavi kapsamında, açık cerrahi, kapalı yakma işlemi, beyin simülasyonu ve ışın tedavisinden hasta için en doğru olan uygulanıyor.” Her hasta kendi içerisinde özelliklerine göre değerlendirilip bu seçeneklere karar veriliyor.

Trigeminal nevralji tedavi seçeneklerinin hiçbiri hastalığı tamamen ortadan kaldırmazken, yapılan tedavinin çeşidine göre iyi olma hali süresi uzuyor. Dr. Gülşah Öztürk, ilaç tedavisinin ağrı olduğu sürece ömür boyu devam edilmesi gerektiğini belirtiyor.

 

Siz hangi gruptansınız?

Trigeminal nevraljiyi (TN) farklı sınıflandırma şekilleri bulunuyor. Güncel olan sınıflandırmaya göre ani başlayan TN ilk olarak 2 büyük gruba ayrılıyor:

Tip 1: Bu grupta hiçbir sebep yokken aniden başlayan ağrı, çoğunlukla belli aralıklarla tekrarlıyor. Elektrik çarpar ya da şimşek çakar tarzda hissedilen ağrı, sadece dokunmakla bile tetiklenebiliyor. Hastanın ağrısız dönemleri de bulunuyor. Bu grup genel olarak ilaç tedavisine yanıt veriyor.

Tip 2: Ani başlayan ağrı çoğunlukla sızlama tarzında, künt ve yanıcı şekilde hissediliyor. Bu hastaların ağrısız dönemi olmuyor ve temelde ilaç tedavisine yanıt alınamıyor.

Trigeminal nöropatik ağrı: Kaza sonucu yüz travması ile ya da diş ve ağız işlemleri sırasında yanlışlıkla sinirin dallarına hasar verilmesi ve ya damar tıkanıklığı sonrası trigeminal sistemde hasar gelişimi sonucu oluşan ağrılar bu grupta yer alıyor.

Semptomatik: Multiple skleroz hastalığı olanlar, tümör, damar yumağı veya damarda baloncuk nedeniyle ağrı ortaya çıkan kişiler bu grupta yer alıyor.

Postherpetik : Göz çevresinde zona geçirmiş hasta gruplarında görülebilen ağrı türünü oluşturuyor.

Deaferantasyon ağrı ( nestezi doloroza ): Yapılan yüz ağrısı tedavileri sonrası gelişebilen ciddi ağrılar bu grup içinde yer alıyor.

Atipik yüz ağrısı: Vücudun birçok yerinde olan ağrı ile yüz ağrısı olan hastalar bu grup içinde değerlerdiriliyor.

 

karaman escort bayan

Kategoriler
Sosyal

Kış aylarında cildinizi korumanın 12 yolu

Soğuk kış günleri genel sağlığımızın yanı sıra cildimizi de olumsuz yönde etkileyebiliyor. Özellikle el-ayak ile yüz derisinde gelişen şiddetli ve rahatsız edici kuruluk, kış aylarının cildimizde en sık yol açtığı sorunu oluşturuyor. Üstelik kuruluk ileri aşamaya ulaştığında cildin nem, yağ ve proteinini kaybetmesi sonucu kepeklenme, çatlama, kızarıklık, kaşıntı, hatta egzama gibi çok daha can sıkıcı sorunlar gelişebiliyor. Kış aylarında cilt kuruluğunun en önemli nedeni ise soğuk havada ciltten fark edilemeyen su kaybının aşırı artması. Bunun yanı sıra rüzgâr, ev içindeki sıcak ve kuru hava, cildi kurutan giysiler, uzun sıcak banyolar, hamam ve saunalar, kese-lif ve cildi kurutucu hijyen ürünlerinin kullanımı da ciltte kuruluğu artırabiliyor. İşte bu noktada hemen herkesin aklına şu soru takılıyor? Peki cildimizi kış aylarında bu olumsuz etkilerden nasıl koruyabiliriz? Acıbadem Maslak Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Emel Öztürk Durmaz soğuk kış aylarında sağlıklı ve ışıl ışıl bir cilde sahip olmanın yollarını anlattı, önemli önerilerde bulundu.

Cildiniz henüz kurumadan nemlendirici sürün

Su içmek ve sıvı almak genel sağlığımız için yararlı olsa da cilt kuruluğunu önlemede yeterli gelmiyor maalesef. Nemi cilde hapsetmenin en etkili yolu ise bölgeye uygun bir nemlendiriciyi cilde düzenli olarak uygulamak. Tercihen her akşam cildinize nemlendirici sürmeyi ihmal etmeyin. Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Emel Öztürk Durmaz kış aylarında kullanacağınız nemlendiricilerin yaz aylarında kullandıklarınıza nazaran daha yağ bazlı (merhem yapısında) olmasında fayda olduğunu belirterek şu bilgileri veriyor: “Böylelikle nemlendirici cilt yüzeyinde koruyucu bir tabaka oluşturabiliyor ve nem kaybını engelleyebiliyor. Ayrıca nemlendirici ürünlerde önemli olan marka ve ürün fiyatı değil, nemlendiricinin cildin ihtiyacını karşılayabilmesi, düzenli kullanılması ve cilt henüz kurumadan önce nemliyken uygulanması. Çünkü sanılanın aksine kuru cilde nemlendirici uygulamak çok da faydalı olmuyor.

Oda ısısı 20-26 derece arasında olsun

Evin içindeki nem oranını yüzde 30-50 civarında tutun. Oda ısısını da 20-26 derece arasında sabitleyin. Evinizde nemli ortam yaratmak üzere evde hava nemlendiren bir cihaz kullanabilir veya kalorifer üzerine su dolu kap yerleştirebilirsiniz. Şömine, soba veya kalorifer gibi ısı kaynaklarının önünde terleyecek kadar uzun süre oturmamaya da özen gösterin, çünkü terlemek de sıcak suyla yıkanmak gibi deriyi kurutan bir faktör.

Yarım saat önce güneş koruyucu uygulayın

Güneşli veya karlı günlerde ve kayak aktiviteleri sırasında dışarı çıkmadan yarım saat önce yüzünüze en az 30 koruma faktörlü güneşten koruyucu krem sürmeli ve gerektikçe bu işlemi tekrarlamalısınız. Soğuk ve rüzgârlı havalarda yüzünüzü, polar bir kaşkol ile korumayı da unutmayın.

Duş süresini 5-10 dakikayla sınırlandırın

Haftada en fazla 3 kez ve ılık suyla duş (36.5-40.5 0C) almaya özen gösterin. Her gün yıkanmak, sıcak suyla yıkanmak veya yıkanma süresini uzun süre tutmak deriyi kurutan yanlış uygulamalar. Bu nedenle duş süresini 5-10 dakikayla sınırlandırın.

Kese ve lif yapmayın

Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Emel Öztürk Durmaz kurutucu yan etkileri nedeniyle kese-lif işlemlerinden ve vücut jellerinden uzak durmaya özen göstermeniz gerektiğini belirterek, “Vücut jeli yerine nemlendirici özelliği yüksek olan, hassas ciltlere yönelik bir krem temizleyici tercih etmeli ve cildinize çıplak elle sürmelisiniz” diyor.

Pamuklu ya da pazen giysileri tercih edin

Kış aylarında naylon, sentetik, polyester veya yünlü giysiler yerine cildin kurumasını ve kaşınmasını önleyen pamuklu ya da pazen giysiler kullanın. Aynı nedenden dolayı dar giysiler yerine bol giysiler tercih etmenizde de yarar var.

Soğuk havalarda maske ve peeling yapmayın

Tıbben gerekli haller dışında, özellikle kuru cildi sahipseniz, soğuk havalarda cildi yıpratan ve kurutan uygulamalardan (maske, peeling, alkol-bazlı tonik, jel yapısında kozmetikler, temizleyici mendil vs.) uzak durmanızda fayda var. Bu tür uygulamalar cilde beklenen yarar yerine beklenmedik zarar getirebiliyor.

 

Yüzünüzü günde iki kez yıkamanız yeterli

Yüzünüzü cilt temizleyicisiyle günde 2 kez nazikçe yıkayın ve nemlendiriciyi cildiniz henüz nemliyken sürün. Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Emel Öztürk Durmaz yüzünüzü banyo dâhil günde 2 kez temizlemenizin yeterli olacağına dikkat çekerek, “Nemlendiriciyi düzenli uygulamanız ve yaz aylarında kullandığınız yüz nemlendiricilerine nazaran biraz daha yağlı olması önem taşıyor” diyor.

Gece yatarken pamuklu eldiven giyin

El ve ayak derisi yağ bezlerinden fakir oldukları için kış aylarında kuruluğun en sık görüldüğü deri bölgelerini oluşturuyorlar. Ellerinizi temizlerken sıvı sabun kullanmayın. El yıkama sırasında kalıp sabun kullanmalı ve el yıkama sıklığını günde 5-6’ya indirmelisiniz. Deterjan, çamaşır suyu, tuz ruhu, kolonya, ıslak mendil ve antiseptik solüsyonlar gibi deriye zarar veren maddelerle temastan da kaçının. Nemlendiricileri her el yıkama sonrasında ve gün içinde ihtiyaç hissettikçe sürmeye özen gösterin. Gece yatarken ellerinize nemlendirici sürüp pamuklu eldiven giyerseniz nemi deride hapseder ve yumuşacık ellere kavuşursunuz.

Eldiven giymeden önce nemlendirici sürün

Elleriniz eldiven içinde terleyecek kadar uzun kalmamalı ve eldivenle günde 2 saatin altında iş yapmalısınız. Her 15-20 dakikada bir ellerinizi eldivenden çıkarmalı, nemlendirici sürmeli, 5 dakika havalandırılmalı ve sonra yine eldivenle işinize devam etmelisiniz. Soğuk havalarda evden çıkmadan önce bir kat nemlendirici üzerine yün olmayan, polar, anorak, deri veya süet eldiven giymeyi de unutmayın.

Ayağınıza ponza taşı uygulayın

Ayak derisindeki kalınlaşma ve nasırlaşmaları haftada bir, ölü deriyi uzaklaştıran törpü ile ponza taşı gibi yöntemlerle giderin. Her banyo sonrası ayağınıza nemlendirici uygulayın. Gece yatarken de ayaklarınıza nemlendirici sürüp pamuklu çorap giyebilirsiniz.

Dudaklarınıza koruyucu merhem sürün

Kış aylarında en çok kuruluk hissedilecek deri bölgelerinden biri de dudaklar. Dudak yalama davranışından kaçının ve günde birkaç kez koruyucu bir dudak merhemi uygulayın. Bu uygulama dudaklarınızı şiddetli çatlama, egzama ve ikincil enfeksiyonlardan koruyacaktır.

aksaray escort

Kategoriler
Sosyal

Ellerini şımartmak isteyenler el kaldırsın!

El bakımında dünya kadınlarının bir numaralı tercihi olan L’Occitane, 1976’dan bu yana ilk gümüş rengi el kreminin satıldığı andan itibaren daha güzel ellere sahip olmak için daha yeni ve daha iyi neler yapılabilir diye araştırıyor.

Shea el bakımı serisi, ağır işçi olan ellerimizin daha fazla beslenmesi ve şımartılması için el kremlerinden yağlara ve peelinglere kadar pek çok farklı ürün ile farklı ihtiyaclara cevap veriyor.

3 ADIMDA EL BAKIMI

1.NAIL AND CUTICLE OIL 7,5ml – Yüzde 30 Shea yağı içeriyor, tırnakları kuvvetlendirirken tırnak etlerini yumuşatıyor. Fırça başlığı ile kolayca uygulanıyor ve muhteşem ellere sahip olmanızı sağlıyor.

Nail Cuticle Oil 7,5 ml – Fiyat: 69 TL

2.ONE MINUTE HAND SCRUB 75ml – Yüzde 10 Shea yağı içeriyor, içerisinde bulunan fındık kabukları ile en hassas cilde sahip ellerdeki ölü derileri bile arındırıyor ve ellere yumuşaklık katıyor.

One Minute Hand Scrub 75 ml – Fiyat: 68 TL

3.INTENSIVE HAND BALM 150ml (Çok kuru ve hassas eller İçin) – Yüzde 25 Shea yağı içeriyor, yoğun bakım yapıyor. Nemsizlik ve çevresel faktörlerden zarar görmüş çok kuru elleri yoğun bir şekilde besliyor. Kullanıcıların yüzde 97’si ilk kullanımdan itibaren ellerinin rahatladığını belirtiyor.

Shea Intensive Hand Balm – Fiyat: 112 TL

3.HAND CREAM 150ml(Normal eller için) – Yüzde 20 Shea yağı içeriyor. Tüm el kremlerinin ilham aldığı klasik formülümüz cilt tarafından uygulandığı anda emiliyor ve elleri yağlandırmadan besliyor ve korurken aynı zamanda tırnak ve tırnak etlerine de bakım yapıyor.

Shea Hand Cream 150 ml – Fiyat: 107 TL

Shea Hand Cream 30 ml- Fiyat: 39 TL

4. SHEA FOOT CREAM 150ml – Yüzde 15 Shea yağı içeriyor. Tüm yükümüzü taşıyan ayakların bakımı çok önemlidir. Olağanüstü bir rahatlık için yüzde 15 besleyici Shea Yağı ile zenginleştirilmiştir. Kurumuş, nasır olmuş ayaklarınızı yumuşatmaya; sertleşmiş, çatlamış topuklarınızı yoğun bir şekilde nemlendirmeye yardımcı oluyor.

Bir rahatlık ve sağlık reçetesi. Arındırıcı antiseptik A.O.C. Lavanta esansiyel yağı; kızarıklığı ve tahrişi azaltmaya yardımcı antienflamatuvar Dağtütünü özütü içeriyor.
Tazeleyici nane, ayakları serinletiyor.

Shea Foot Cream 150 ml – Fiyat: 112 TL

SHEA MINI EL ve AYAK BAKIM SET:

25 TL

İÇERİK

Shea Foot Cream 10 ml

Shea Hand Cream 10 ml

instagram takipçi satın al

Kategoriler
Sosyal

1 ocak pazartesi günü okul var mı ? 2018

1 ocak pazartesi günü okul var mı ?  Milyonlarca öğrenci yılın ilk gününde tatil olup olmayacağını merak ediyordu. Yılın son gününün 31 Aralık‘a denk gelmesi ile birlikte Cuma gününden başlayarak Pazartesiye kadar okullar tatil olacak. Öğrenciler 3 günlük yılbaşı tatili yapacaklar.  Yani 1 Ocak 2018 tarihi itibari ile okullar tatil. Ayrıca bu yazımızda sizler için 2018 yılı resmi tatil günlerini de yazmak istedik. 2018 yılının ilk tatili ise 23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı, Pazartesi gününe denk geliyor. Bir sonra ki tatil ise 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü.  Daha sonra 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı var. Liste bu şekilde uzayıp gidiyor. 2018’in şimdiden kesin olarak tatil edileceği günlerin listesi aşağıda mevcut.

 

– 1 Ocak Yılbaşı (Pazartesi günü) resmi tatil

– 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı (Pazartesi günü)

– 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü (Salı günü) resmi tatil

– 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı (Cumartesi)

– 14 Haziran Ramazan Bayramı Arifesi (Perşembe günü) resmi tatil

– 15 Haziran Ramazan Bayramı 1.gün (Cuma günü) resmi tatil

– 16 Haziran Ramazan Bayramı 2.gün (Cumartesi günü)

– 17 Haziran Ramazan Bayramı 3.gün (Pazar günü)

– 15 Temmuz Demokrasi Bayramı (Pazar günü)

– 20 Ağustos Kurban Bayramı Arifesi (Pazartesi günü) resmi tatil

– 21 Ağustos Kurban Bayramı 1.gün (Salı günü) resmi tatil

– 22 Ağustos Kurban Bayramı 2.gün (Çarşamba günü) resmi tatil

– 23 Ağustos Kurban Bayramı 3.gün (Perşembe günü) resmi tatil

– 24 Ağustos Kurban Bayramı 4.gün (Cuma günü) resmi tatil

– 30 Ağustos Zafer Bayramı (Perşembe günü) resmi tatil

– 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı (Pazartesi günü) resmi tatil

youtube abone satın al

Kategoriler
Sosyal

Hızlı kilo veriyorsanız dikkat! Görme kaybını dikkate alın

Görme yeteneğinin aniden kaybolması şüphesiz ki yaşayan herkes için korkutucu bir deneyim. Bu durum 5-10 saniye kadar kısa süreli olabileceği gibi kalıcı olarak da devam edebiliyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Haluk Esgin, bu nedenle kaybın süresi ne olursa olsun böyle bir durumda mutlaka hekime başvurulması gerektiğine dikkat çekiyor. Özellikle görme kaybı açısından riskli kabul edilen hızlı kilo verenleri ve stres altında çalışanları uyarıyor.

Dünya üzerinde görme kaybı yaşayan kişilerin yaklaşık yüzde 80’inin önlenebilir ya da tedavi edilebilir olduğu belirtiliyor. Bu tablo, gözde ortaya çıkan her türlü durumda vakit kaybetmeden hekime başvurmanın da gerekliliğini ortaya koyuyor. Ani görme kaybında olduğu gibi…Her ne kadar görme yeteneğinde yaşanacak kayıp herkeste endişe yaratsa da bazen bu sorun fark edilemeyecek ya da ciddiye alınamayacak kadar kısa süreli olabiliyor. Dolayısıyla zaman kaybedilebiliyor. Ani görme kaybı mutlak müdahale edilmesi gereken bir sorun olmakla birlikte, kalp veya beyin gibi hayati organlarımızdaki problemleri de haber vermesi açısından da önem taşıyor.

Kısa ya da uzun sürmesi önemli değil…

Ani görme kaybı, görmenin 5-10 saniye kadar kısa süreli veya kalıcı şekilde kaybedilmesi olarak tanımlanıyor. Kayıp, bütün görüş alanını kapsayarak tamamen ortam ışığı söndürülmüş gibi kapkaranlık olabileceği gibi siliklik veya soluk görme biçiminde de yaşanabiliyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Haluk Esgin, “Ancak bu noktada sorunun şiddeti ya da süresine bakmayıp zaman kaybetmeden hekim tarafından muayene edilmesine dikkat etmek gerekiyor” diyor.

Genellikle tek gözle meydana geliyor

Ani görme kayıpları, gözü besleyen damar sistemi, görüntüyü beyne götüren görme siniri veya göz içindeki merceğin beslenme sorunları gibi farklı etkenlerden kaynaklanabiliyor. Genellikle tek gözde meydana gelmesine karşın, dev hücreli arterit gibi bazı damar iltihaplarında veya sahte alkol kullanımında toksik sebeplere bağlı kısa aralıklı olarak her iki gözde de kayıplar yaşanabiliyor. Prof. Dr. Haluk Esgin, iki gözümüz açıkken baktığımızda bir gözde meydana gelen kaybı anlamanın çok güç olduğunu belirterek, “Bu nedenle görme düzeyi bir göz kapatılarak kontrol edilmeli. İki göz arasındaki görüntüde bir fark varsa, ortada sorun olduğu anlamına geliyor” diyor.

Hızlı kilo verenler dikkat!

Ani görme kayıpları sıklıkla ileri yaşta görülmekle birlikte gençlerde de görme düzeyinde ani azalmalar yaşanabiliyor. Prof. Dr. Haluk Esgin, özellikle hızlı kilo kayıpları sonrasında ya da vücut şekillendirme için kullanılan takviye ürünlerine bağlı olarak bu sorunla karşılaşılabileceğine dikkat çekiyor. Bu durumun, sebebi tam olarak bilinmemekle beraber, metabolizmadaki değişikliğe bağlı görme sinirinin beslenmesindeki bozulma sonucu ortaya çıktığı düşünülüyor. Dolayısıyla mutlaka bir diyetisyen kontrolünde ve vücuttaki vitamin ve minerallerin takibi yapılarak kilo verilmesi gerekiyor. Bununla birlikte yine günümüzde yoğun stres altındaki mesleklerde çalışanlarda da haftalar ya da aylar sürebilen görme azalmaları yaşanabiliyor. Gözün damar tabakasındaki bölgesel bozulmalara bağlı olarak ortaya çıkan bu durumda ise uygun ilaç ve lazer tedavileriyle görmenin tekrar kazanılması mümkün olabiliyor. Ayrıca, strese yol açan sebeplerin ortadan kaldırılması hastalığın tekrarlamasının önüne geçilebiliyor. Prof. Dr. Haluk Esgin’in verdiği bilgiye göre, bazen kısa süreli kayba yol açan göz damarlarındaki spazm veya kısa süreli tıkanmalar, kalp veya hayati ana damar sistemindeki bozuklukların erken teşhis edilmesiyle tedavi edilebiliyor. Bu sayede görme kayıplarının da kalıcı hale gelmesi önlenebiliyor.

 

 

Beyin hastalıklarının erken dönem belirtisi de olabiliyor

 

Göz küreleri aslında beynin bir uzantısı. Bu nedenle bazen bulanık görme veya renk algısındaki bozulma gibi belirtiler görme sinirinin etkilendiğini de gösterebiliyor. Dolayısıyla MS (multipl Skleroz) gibi bazı beyin hastalıklarının görmede oluşabilecek bu değişiklerle erken dönemde saptanması mümkün olabiliyor. Bu durumda, birkaç hafta içinde görme yavaş yavaş kendiliğinden düzelebiliyor. Ancak ataklar halinde tekrarlayan kayıplara bağlı görmede kalıcı azalma gelişebilirken, MS tedavisi altında görme kaybı ataklarının engellenmesi mümkün olabiliyor.

 

 

Erken dönemde tedaviyle görmeyi geri döndürmek mümkün

 

Işık çakması veya gözde uçuşmalarla ortaya çıkan, üst veya alt bölgedeki perdeli görme, göz tabakalarında bir yırtılma veya ayrılmanın habercisi olabiliyor. Böyle durumlarda da erken dönemde lazer tedavisi veya geç dönemde yapılacak cerrahi girişimlerle kalıcı görme kayıplarını önlemek mümkün olabiliyor. Yine göz içi kanamaları yaşayan diyabet hastalarında da ortaya çıkabilecek ani görme kayıplarında da lazer ve cerrahi tedavilerle görmeyi geriye döndürülebiliyor.

İleri yaşlardaki ani görme kayıplarında ise genellikle sebebin damar tıkanıklıkları olduğunu hatırlatan Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Haluk Esgin, bu hastalar için tedavi yaklaşımı konusunda şunları anlatıyor: “Gözün ana atardamar sistemindeki tıkanmalarda erken dönemde hızlı tedavi fayda getiriyor. Toplar damar tıkanmalarına bağlı azalmada ise, göz içine enjeksiyonlarla hem görme azalmasını yavaşlatmak, hem de gözün ilerde ağrılı, hiç görmeyen bir göz olmasının önüne geçmek mümkün olabiliyor.”

Kategoriler
Sosyal

Cruise Only Akdeniz gemi seyahatleri başladı

Avrupa, Güney Afrika ve Güney Amerika’nın pazar lideri gemi firması MSC Cruises, 2018 Akdeniz programları özelinde çok avantajlı bir kampanya başlattı. “Cruise Only” olarak ifade edilen, 3-4 gecelik alternatifli Akdeniz gemi seyahatleri, tam pansiyon konaklama imkanı ve 3 ülkeye kadar gezebilme şansı ile vergiler dahil 165 Euro’dan başlayan fiyatlarla satışa sunuldu.

“Cruise Only” programları adından da anlaşılacağı gibi, 3-4 gecelik gemi seyahatinin tam pansiyon olarak dahil olduğu, uçak biletlerinin ise seyahat severler tarafından satın alındığı programlar. Şimdiden uçak biletlerini ekonomik fiyatlarla satın alan veya sahip oldukları milleri ile uçak biletini alabilenler bu keyifli seyahatler için yola çıkıyorlar. 18 Eylül 2018 hareketli MSC Orchestra ile İspanya-Fransa-İtalya’nın gezilebildiği 3 gecelik program vergiler dahil sadece 165 Euro’dan başlayan fiyatlarla satılıyor.

Arzu edenlere, baharın en güzel dönemi olan Nisan ayı içinde, 3-4 gecelik alternatif programlar da sunuluyor. Nisan ayı programlarında, İtalya, Karadağ, Hırvatistan, Slovenya, Fransa ve İspanya gibi ülkeleri de keşfetmek mümkün. Nisan ayındaki Cruise Only programları ise, 329 Euro’dan başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.

Kategoriler
Sosyal

Tayvan Fener Festivali 2018

Çin ve Uzakdoğu kültürlerini harmanlayarak küçük bir adada farklı dünyaları yaşatan Tayvan, dünyanın en büyük fener festivalinde dilek tutmanız için sizi bekliyor!

Çin takvimine göre yeni yılın ilk ayının ortasında kutlanan Fener Festivali’nde dilek fenerleri bir kez daha büyük bir coşkuyla Bingşi’de gökyüzüne bırakılacak. Eski zamanlarda kasabanın güvende olduğu haberini komşu kasabalara vermek için kullanılan bu fenerler, günümüzde eski bir geleneği yaşatırken yeni yıla dair güzel dileklerin ışıltısını gökyüzüne yansıtıyor.

FEST Travel’ın Asya’daki en keyifli festivallerden Tayvan Fener Festivali’ne özel olarak hazırladığı program 24 Şubat-4 Mart 2018 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Çin kaynaklarına göre 3. yüzyıla dek uzanan ada tarihi, Çin ve Japon geleneklerinin harmanlandığı mimarisi, sanatları ve mutfağıyla hem kültürel hem de doğal güzellikler açısından beklentilerinizin üstüne çıkacak.

Tayvan 20. yüzyıla dek pek çok Batılı ülkede, Portekizli denizcilerin bir zamanlar kendisine verdiği Ilha Formosa (“Güzel Ada”) adından ilhamla Formosa olarak biliniyordu. Peki bu güzel adadaki gezimizin en dikkat çekici noktaları neler?

Çin tarihinin 10 bin yıllık mirasını yansıtan ve Beycing Yasak Kenti’ndeki müzeyle aynı kökeni paylaşan Ulusal Saray Müzesi,
Asya’nın 7 Harikası’ndan biri olan Taroko Geçidi ve Ulusal Parkı,
Dünyadaki en ilginç kaya oluşumlarından bazılarını barındıran Yehlui Jeoparkı,
Bir dönem Doğu Asya’daki en büyük halka açık banyo olan Beytov Kaplıcaları,
Ülkedeki en büyük Budist tapınağı olan ve 108 metrelik Buda heykeliyle dikkat çeken Fo Guang Şan Manastırı,
Ünlü gece pazarları ve yerel lezzet tadımları,
Modern Çin’in babası Sun Yat-Sen ve Tayvan’da sürgündeki milliyetçi Çin hükümetini kuran Çan Kay-Şek’in mirası,
Pagodalar, manastırlar, göller, mağaralar ve sivil mimari örnekleri…

Kategoriler
Sosyal

John Boyega : Star Wars’tan kazandığım parayı işime yatırdım

Star Wars: The Force Awakens ile bu muhteşem evrenin bir parçası olan John Boyega’nın hayalleri büyük. Genç oyuncu, Star Wars ile üne kavuşmasını iyi değerlendirerek tiyatroda ve beyazperdede daha sıkı roller üstlendi, tüm bunlar olurken kendi prodüksiyon şirketini de kurdu.

Disney’in LucasArt’ı satın almasıyla hayranlarının karşısına yeni hikâyeler ve karakterlerle çıkan Star Wars evreni, yeni yıldızlar yaratmaya devam ediyor. “Star Wars: The Force Awakens” ile üne kavuşan İngiliz oyuncu John Boyega, vicdanı hür bir ‘stromtrooper’ karakterini canlandırarak Disney’li ilk Star Wars filminde boy göstermişti. Finn karakteriyle akıllara kazınan Boyega, Star Wars sonrasında tiyatro projelerinde ve beyazperdede rol aldı, karşısına çıkan her fırsatı değerlendirirken kendi prodüksiyon şirketini de kurdu.

“Star Wars: Son Jedi” filminin gösterime girmesini fırsat bilen Red Bulletin dergisi genç oyuncuyla bir röportaj gerçekleştirdi.

Star Wars sayesinde bir anda parladın ve çok da para kazandın. Bunca parayla ne yaptın?

-UpperRoom Productions isimli kendi prodüksiyon şirketimi kurdum.

Lüks ürünlere hiç para harcamadın mı? Bir yat ya da villa?

-Hayır almadım. Çünkü projeler geliştirmeyi daha çok istiyorum. Büyük oyuna dâhil olan ve kendi çizdiğim yolda ilerleyen bir kariyerim olmasını düşlüyorum. Bunu yapmanın yolu da kendi düzenini kurmaktan geçiyor. Disney ve tüm efsanevi prodüksiyon stüdyoları işe sıfır noktasından başladılar. Şimdi benim zamanımın geldiğini hissediyorum. Kapı kapanmadan ayağımı sıkıştırdım ve kapıyı araladım.

Luke Skywalker ve Walt Disney’in bir karışımı gibi mi?

-Ben hem iyi bir aktör hem de önemli bir adam olmak istiyorum. Biz her zaman tüm insanların eşit şanslara sahip olduğunu söylüyoruz ve ben kariyerimin en başında hangi noktaya ilerlemem gerektiğini anladım. Gelip geçici bir yıldız olmak istemiyorum. Fırsatların peşinde koşan değil, fırsat sunan insan olmak istiyorum. UpperRoom Productions olarak ilk yapımımız olan Pacific Rim 2 ile gurur duyuyorum. Walt Disney sadece çocukları mutlu etmek istiyordu, bense bu çemberi daha da genişletmek ve herkese ulaşmak istiyorum.

Sence bu tür girişimlere adım atmak için doğru bir zamanda mıyız?

-Yaratıcı fikirlere ihtiyaç var. Geleceğin sanatçılarıyla temas ettiğimiz bir projemiz var ve bu ufkumuzu genişletiyor. Bunun dışında mesela, çok iyi hikâyeleri olan eski gazetecilerle buluşuyorum.

Hiç başarısız olma ihtimalini düşündün mü?

-Başarısızlık, başarının bir parçasıdır. Eğer yemek pişiriyorsanız içine tuz da eklemek zorundasınız, ama dozunu ayarlamalısınız. Denge çok önemli. Hayatın formülü bu.

Peki, başarısızlıkla nasıl başa çıkıyorsun?

-Başarısızlık beni motive ediyor. Bir çözüm yolunun olduğunu biliyorum ve onu aramaya koyuluyorum. Başarısızlık yüzünden kabuğumuza çekilseydik biz insanlar şu an bu hale gelemezdik. Ben de şahsen bunun bir parçası olmaya çalışıyorum.

Ticari olarak başarıya ne kadar yakınsın sence?

-Bir film pazarlamak kolay bir iş değil. Ama oyunun diğer faktörlerini de es geçmemek lazım, mesela Detroit’in kariyerim için çok önemli bir yerde olduğunu düşünüyorum. Çünkü kariyer ancak uzun ömürlü olursa değerlidir. Bu filmin okullarda ve Amerikan polis teşkilatınca yeni işe alınanlara izletileceğini biliyorum.

Sence Star Wars’tan ne öğrenebiliriz?

Bence Star Wars’ın bir mesajı var. Kendimi öne çıkarmaya çalışmıyorum ama, Finn ilk teaser yayınlandığından beri olayın önemli bir parçasıydı. Kişisel olarak değil, tamamen benim ten rengimle alakalı bir şeyden bahsediyorum. Benim gibi bir aktörü Star Wars hikâyesinde önemli bir yere yerleştirmek yeni bir hamleydi ve bir anlamı vardı. O stormtrooper’ın kaskını değişim için çıkarıyor olması da önemli bir mesajdı.

Star Wars’ta inanç ‘The Force’ tabiriyle tanımlanıyor. Senin babanın da bir vaiz olduğunu biliyoruz. Maneviyata ve inanca ihtiyaç duyan birisi misin?

Ben bir Hristiyan’ım ama en iyisi olduğum söylenemez. Maneviyata yürümek sizi mükemmeliyete ulaştıracak diye bir garanti yok. Beni ben yapan şey yetiştirilme tarzım ve dünya görüşüm.