Kategoriler
İnceleme

“Sadece Türkiye’de uygulanan yapay zeka sistemini 6 ay içinde dünyaya açacağız”

İSTANBUL, (DHA)- Dünyanın en büyük yapay zeka konferansı olarak kabul edilen ‘AI World Conference’ Boston’da düzenlendi. Konferansın ilk ve tek Türk konuşmacısı olan BAU Global Başkanı Enver Yücel, “2 yılda yapay zeka temelli öğretime geçtik. Sadece Türkiye’de uygulanan sistemi, 6 ay zarfında bütün dünyaya açacağız” dedi.


Cambridge İnovasyon Enstitüsü tarafından bu yıl 4. kez düzenlenen ‘AI World Conference’; Harvard, IBM, Microsoft, Amazon, Google, Facebook gibi dünya devlerini bir araya getirdi. Programa, dünyanın ve Amerika’nın çeşitli bölgelerinden 3 bin kişi katıldı. Yapay zekanın uygulamadaki durumlarına odaklanıldığı, yapay zeka çözümlemeleri ve ağ iletişim ve iş geliştirme fırsatlarının sunulduğu konferansa, dünya yapay zeka piyasasını elinde tutan firmaların temsilcilerinin de aralarında bulunduğu 250 konuşmacı katıldı. Amazon’un yöneticilerinden Wilfred Justin, IBM’den Pin-Yu Chen ile MIT’den ‘Yüzyılı şekillendiren 100 Amerikalıdan biri’ ve dünyanın en etkili 7 veri bilimcisinden biri olan Dr. Alex Sandy Pentland konuşmacı olarak yer aldı. “Ekonomiyi destekle ve insanların hayatını değiştir” sloganıyla hareket eden konferansın, Türkiye’den tek konuşmacısı ise BAU Global Başkanı Enver Yücel oldu. Yücel, şuan sadece Türkiye’de kullanılan yapay zeka altyapısıyla kişiselleştirilmiş sistemi, yakında dünya pazarına açacaklarını söyledi.

“SİSTEM 6 AY İÇİNDE DÜNYAYA AÇILACAK”

Eğitim sektörününün geleneksel bir yapıda olduğunu ifade eden Enver Yücel, kürsü konuşmasında şunları söyledi:

“Öğretmene ve eğitimciye her zaman ihtiyaç vardır bu değişmemelidir. Okullarımızı buna göre hazırlamamız lazım. Eğitime yapay zekayı adapte etmek zorundayız. Eğitimde yapay zekayı geliştirmek lazım. Eğer bu sektörle uğraşan insanlar bunu değiştirirse işte o zaman eğitimde biz devrim yapmış oluruz. Çünkü, eski dünyanın anlayışıyla yeni dünyayı inşa edemeyiz. Çalıştığımız yapay zeka sektörlerine bakın, her alanda kişiye özgü hizmet vermektedirler. Herkesin hastalığı farklı ve ona göre bir tedavi yapılmaktadır. O zaman bütün bu işin başlangıcında kişiye özgü öğretim yapmamız lazım. Eğer kişiselleştirilmiş bir eğitim yapamazsak, değiştirdiğimiz sektörlere öğrenci ve insan yetiştiremeyiz. Bunu da yapamazsak o zaman adil ve eşit dünyadaki dağılımı sağlayamayız. Ben bir eğitimciyim. 10 yıldır eğitimin kişiselleştirmesiyle ilgili grubum ve arkadaşlarım çalışıyor. Önemli mesafeler katettik. 2 yılda yapay zeka temelli öğretime geçtik. Bu sistem, öğrencilerin neden anlamadığını tespit edecek ve daha iyi anlayabilmeleri için onlara yanıtlar verecek durama gelecektir. Şuanda sadece ülkemiz Türkiye’de uygulanan sistemi, 6 ay zarfında bütün dünyaya açacağız.

“İNSANIN YÖNETTİĞİ BİR YAPAY ZEKA”

Farklı coğrafyalarda binlerce öğrenciye eğitim verdiklerinin altını çizen BAU Global Başkanı Enver Yücel, geliştirdikleri ve Türkiye’de ilk kez uygulanan sistemi şöyle anlattı:

“200 bin öğrenciyle büyük bir eğitim grubu olduğumuz için, bu öğrencilerin 4 yaştan 18 yaşına kadar eğitim öğretim süreçleri ile ilgili bütün verisi elimizde olduğu için, bu yazılımları geliştirmemiz zor olmadı. Bu işe başlarken önce öğretmenlerimizi eğittik. Yapay zeka öğretmenliği bir kenara bırakmıyor, öğretmene destek oluyor. Öğretmenin bunu iyi kullanabilmesi lazım ve her öğretmenimizin de neredeyse bir danışmanı var bu konuda. Hangi sektörde olursa olsun yapay zeka teknolojisinin insanı esir almaması lazım. İnsanın yönettiği bir yapay zeka olması lazım. Bunlarla birlikte öğretmenimizin yetişmesi, bu kültürü daha iyi kavrayabilmesi için sürekli eğitimler yapıyoruz. Dünyanın artık fabrikasyon eğitimden çıkıp bireysele dönmesi gerekiyor. İşte o zaman adil ve eşitlik bütün dünya çocuklarına yayılır.”

Konferans kapsamında Yapay Zeka Okuryazarlığı adı altında düzenlenen panelde konuşan Bahçeşehir Kolejleri Gelen Müdürü Özlem Dağ, yeni nesillerin erken yaşlardan itibaren yapay zeka ile eğitmenin önemine değinerek, “Yapay Zeka Okuryazarlığı eğitimi vermenin önemine inanıyoruz. Bu nedenle Türkiye’de Yapay Zeka Okuryazarlığı eğitimi uygulayan ilk K12 eğitim kurumuyuz. Eğitimde karşılaşılan en önemli güçlüklerden biri de insanların farklı seviyelerde farklı öğrenme şekillerine sahip olmasıdır. “Öğrenme parmak izi kadar özeldir” diyoruz. Türkiye de yıllardır öncülüğünü yaptığımız, Kişiye Özgü Öğretim Modeli, okullarımızdaki başarının en önemli kaynaklarından biridir. Şimdi  yapay zeka temelli kişiselleştirilmiş dijital eğitim platformu ile işin içine yapay zekayı da dahil ediyoruz.” Dedi.

MIT’de 30 yıldan fazladır profesörlük yapar ve yakın zamanda Forbes’un dünyadaki en iyi veri bilimcilerinden biri olan Alex Sandy Pentland, insan stratejisini ve yapay zekanın herkese hitap etmesini gerektiğini anlattı. Pentland ayrıca hükümette şeffaflığın nasıl sağlanacağı ve özel alanlar hakkında bilgi verdi.

Öte yandan, 3 gün süren ve 2 bin 700’ün üzerinde şirketi ağırlayan ‘AI World Conference’da yapay zekanın müşteri analizi, siber güvenlik, sağlık hizmetleri, finansal hizmetler, e-ticaret, enerji, üretim, araştırma gibi sektörel konuların gelecekteki değişimi ele alındı. Konferansın hükümet ayağının da Haziran ayında Washington D.C.’de gerçekleştirileceği öğrenildi.

Kategoriler
İnceleme

Dünya Bankası açıkladı: İş kurmanın kolay olduğu ülkeler arasında Türkiye de var

Sinem ERYILMAZ / İSTANBUL,(DHA) – Dünya Bankası yeni bir iş kurmanın en kolay olduğu ülkeleri açıkladı. Raporda Yeni Zellanda listenin birinci sırasında yer aldı. 190 ülkeyi kapsayan çalışmada Türkiye 33’üncü olarak iş kurmanın kolay olduğu ülkeler arasında üst sıralarda listeye girdi.


Dünya Bankası tarafından yayınlanan ‘Doing Business 2020’ raporunda yeni bir iş kurmanın en kolay olduğu ülkeler belirlendi. 190 ülkeyi kapsayan çalışmada iş kurmanın ne kadar kolay olduğu, inşaat ruhsatları, işçi alımı, yatırım destekleri gibi çeşitli faktörler göz önüne alındı.

Rapora göre yeni bir iş kurmanın en kolay oldu ülke Yeni Zellanda olarak belirtildi. Singapur’un ikinci, Hong Kong’un üçüncü olduğu listede ilk on ülke arasında sırasıyla Danimarka, Güney Kore, Amerika Birleşik Devletleri, Gürcistan, Birleşik Krallık, Norveç ve İsveç yer aldı.

Rusya’nın 28’inci sırada bulunduğu listeye teknoloji devlerinden olan Japonya 29, dünyanın en büyük ekonomileri arasında gösterilen Çin 31’inci sıradan girdi. Yeni bir iş kurmanın en kolay olduğu ülkeler arasında Türkiye 33’üncü sırada yer alarak birçok ülkeyi geride bıraktı.

Rapora göre Venezuela, Eritre ve Somali iş yapmak için en kötü ülkeler oldu.

YENİ BİR İŞ KURMANIN EN KOLAY OLDUĞU ÜLKELER

1- Yeni Zellanda
2- Singapur
3- Hong Kong
4- Danimarka
5- Güney Kore
6- Amerika Birleşik Devletleri
7- Gürcistan
8- Birleşik Krallık
9- Norveç
10- İsveç
.
22- Almanya
.
28- Rusya
29- Japonya
30- İspanya
31- Çin
32- Fransa
33- Türkiye
.
.
188- Venezuela
189- Eritre
190- Somali

Kategoriler
İnceleme

Türk mühendislerden ‘karton’ bisiklet: Tam 120 kilo taşıyabiliyor

Türk mühendisler tarafından geliştirilen ‘karton bisiklet’ Türk Kompozit 2019 Fuarı’nda görücüye çıktı. Ucuz, çevreci ve yerli bisiklet üretmeyi amaçladıklarını belirten imalat mühendisi Burak Bağcı, “Amacımız ucuz, çevreci ve yerli bisiklet üretmek. Bisikletimiz 120 kiloya kadar taşıyabiliyor” dedi.


Kompozit sanayine özgü üretim, işleme ve uygulama metodları başta olmak üzere tüm kompozit sektörünü kapsayan etkinliklerin yer aldığı Türk Kompozit 2019 fuarı dün son buldu. Fuara, ham madde tedarikçileri, kompozit yarı ve ara ürün üreticileri, işleme teknolojileri sunan firmalar, makine üreticileri, tasarım hizmetleri ve simülasyon servisleri sunan firmalar da katıldı. Atılım Üniversitesi mezunlarının kurmuş olduğu Craft Kompozit firmasının da yer aldığı fuarda geri dönüşüm malzemeleri kullanılarak üretilen ‘karton bisiklet’ dikkat çeken ürünler arasında yer aldı.

UCUZ, ÇEVRECİ VE YERLİ BİSİKLET

Atılım Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Cemal Merih Şengönül ve Prof. Dr. Tolga Akış’ın ‘Karton Bisiklet’ fikriyle firmalarının temellerinin atıldığını belirten İmalat Mühendisi Burak Bağcı, amaçlarının ucuz, çevreci ve yerli bisiklet üretmek olduğunu söyledi.

Karton bisikletin patenti için de başvurularda bulunduklarını ifade eden Bağcı, “2 kilogram ağırlığındaki, geri dönüşüm kağıtlarından elde edilen kadro, son halinde 120 kiloya kadar taşıma kapasitesine sahip. Kompozitte cam elyaf, karbon fiber gibi yapıları üretmekle beraber odaklandığımız nokta doğal lif takviyeli kompozitler. Biz geliştirdiğimiz bir sarım makinesiyle beraber otomasyonda da kodlar yazarak bir şerit sarıyoruz ve buradan kağıttan borular elde ediyoruz. Bunlar geri dönüşüm kağıtlarından, yani daha önce kullanılmış kağıtlardan oluyor. Amacımız ucuz, çevreci ve yerli bisiklet üretmek” dedi.

SAVUNMA VE HAVACILIKTA YERLİ KOMPOZİT

Kenevirle de çalıştıklarını belirten Bağcı, “Daha önce yasal engellerden dolayı projemize ara vermiştik. Ancak sonrasında kenevir konusunda izinlerin çıkmasıyla beraber çalışmalarımız yoğunlaştı. Burada amacımız tamamen yerli bir kompozit elde etmek. Bunun amacı da karbon fiber ya da fiberglass kompozitler dışında, gerekli şeyleri sağlayıp hem savunma ve havacılıkta hem de otomasyon sektöründe kendi yerli kompozitimizi kullanmak istiyoruz. Şu anda sadece otomobil sektörüyle çalışmalar yapıyoruz ve AR-GE projeleri yürütüyoruz. Yakın zamanda da savunma ve havacılık için gerekli standartları alıp o yolda ilerlemek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“MİLLİLEŞME HAMLESİNE KATKI SAĞLAMAK İSTİYORUZ”

Şirketin diğer kurucu ortakları Kaan İnam ve Yekta Özden Çelebi ile çalışmalarına hızla devam ettiklerini söyleyen Bağcı, “Biz bu ülkenin mühendisleri olarak iyi bir eğitim aldık. Bununla beraber de yerli bir ürün elde etmeye çalışıyoruz.  Millileşme hamlesinde elimizden ne geliyorsa onu yapmaya çalışıyoruz. Buradan da sektörlerle ilgili iş birliği istiyoruz” dedi.

MÜHENDİSLİKTE KOMPOZİT DÖNEMİ

Üniversite bünyesinde gerçekleşen Lisans Araştırma Projeleri programına lisans öğrencilerinin gönüllü ya da burslu ve ortalamalarına uygun olarak katılabildiğine dikkat çeken Atılım Üniversitesi İmalat Mühendisliği Öğretim Üyesi Dr. Cemal Merih Şengönül, karton bisiklet projelerinin mezun öğrencileri tarafından çok güzel bir şekilde geliştirildiğini dile getirdi.

Şengönül, mühendislik uygulamalarında hafif ama mukavemeti (dayanıklılık) yüksek malzemelere ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, “Metaller genellikle ağırlık olarak sıkıntı yaratıyorlar. Bu ağırlıklar özellikle havacılık sektöründe kullanıldıklarında yakıt kullanımının artmasına yol açıyor. Bu da karbon ayak izinin çoğalmasını yaratan bir süreç yaratıyor. Artık mühendislik uygulamalarında hafif ama mukavemeti yüksek malzemelere ihtiyaç var. Bu ihtiyacı da karşılayacak malzemeler olarak kompozitler ortaya çıkıyor. Kompozit malzemelerin üretim süreçleri metallerinki kadar iyi oturmuş değildi. Artık bu teknoloji o kadar gelişti ki şimdi bu süreç çok daha hızlı bir şekilde ilerliyor ve sadece havacılık endüstrisinde değil, otomotiv endüstrisinde de buna yüksek bir talep var” diye konuştu.

KARBON AYAK İZİNİN AZALMASINA YARDIMCI OLACAK

Doğada var olan kenevir ve keten gibi liflerin kullanılması gerektiğini söyleyen Dr. Şengönül, karbon lif kullanılması gereken birçok yerde artık kenevir lifinin kullanıldığını belirtti.

Birim karbondioksit cinsinden ölçülen, üretilen sera gazı miktarı açısından insan faaliyetlerinin çevreye verdiği zararın ölçüsü olan karbon ayak izinin doğal liflerin kullanılmasıyla azalacağını belirten Dr. Şengönül sözlerini şöyle tamamladı:

“Endüstriyel lif olarak kullanılan kenevir, katma değeri yüksek bir ürüne dönüşüyor. Dolayısıyla tarım yani köylümüzün zenginleşmesi açısından da değerli bir ürün. Bu malzemeler aynı zamanda ülkenin kalkınmasına ve zenginleşmesine yardımcı olacak. Karbon ayak izinin azalmasına yardımcı olacak. Dolayısıyla daha sürdürülebilir imalat açısından da değerli malzemeler.”

Kategoriler
İnceleme

İş ve eğitim dünyasında dijital kimlik dönemi başlıyor

Maltepe Üniversitesi, dijitalleşmede yenilikçi bir adım atarak İngiltere’nin eğitim yazılımı ve çözümleri konusunda lider yazılım şirketlerinden biri olan Klaspad PLC ile iş birliğine imza attı. Bu sayede üniversitenin öğrencileri, mezun olduktan sonra gerek iş dünyasında gerekse ileri eğitim için yapacakları başvurularında kullanabilecekleri yüksek güvenilirliği olan bir tür dijital kimlik elde edecekler.


etimesgut escort eryaman escort sincan escort etlik escort keçiören escort kızılay escort çankaya escort rus escort

‘Dünyanın yeni güven sistemi’ olarak anılan blockchain kullanımının birçok alanda çok önemli fırsatlar sağlayacağı ifade ediliyor. Bu yeni teknolojiyi güvenli kılan en önemli unsur ise kayıtların tek bir yerde saklanmayıp, dünya geneline yayılan yüzlerce, hatta binlerce bilgisayara dağıtılması. Bu sayede, kullanıcılar arasında herhangi bir merkezi otorite sayılabilecek bir yapılanmaya gerek duyulmadan, güvenli, hızlı ve ücretsiz veri aktarımı sağlanıyor.

Bu kapsamda Maltepe Üniversitesi, dijitalleşmede yenilikçi bir adım atarak İngiltere’nin eğitim yazılımı ve çözümleri konusunda lider yazılım şirketlerinden biri olan Klaspad PLC ile iş birliğine imza attı. Şifrelenmiş işlem takibi sağlayan bir veri tabanı olarak tanımlanan blockchain sertifikasyonu ile Maltepe Üniversitesi öğrencileri, mezun olduktan sonra gerek iş dünyasında gerekse ileri eğitim için yapacakları başvurularında kullanabilecekleri yüksek güvenilirliği olan bir tür dijital kimlik elde edecekler. Blockchain’de kayıtlı veriler hiçbir şekilde değiştirilemediği için, bu yolla yüksek düzeyde veri güvenliği de sağlanacak.

DÖNEM SONUNDA TÜM ÖĞRENCİLERE SERTİFİKASYON SAĞLANACAK

“Blockchain artık dijitalleşmenin bir ürünü olarak tüm dünyada uygulanmaya başladı. Türkiye önceleri bu konuda çekimserdi ama şu anda TÜBİTAK’ın destekleri ile bu konuya eğilinmeye başlandı” diyen Maltepe Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi’nden Doç. Dr. Şafak Gündüz, “Öğrencilerimiz bu teknoloji ile bir tür dijital kimlik kazanacaklar. Yani her mezunumuz diplomasını, aldığı bir kod ile dünyanın her yerinden istenildiği anda takip edilebilecek, üzerinde hiçbir oynama yapılmadan doğrulanmış bir imkanla sunabilme şansı yakalayacaklar. Umut ediyoruz ki bu dönem sonunda tüm öğrencilerimize bu sertifikasyonu sağlayabileceğiz. Blockchain daha çok kripto para dediğimiz finansal para terimi olarak tanınıyordu. Aslında veri saklamaya ihtiyaç duyan her kurumun elde etmesi gereken bir uygulama diye düşünüyoruz. Bu yenilikçi inovatif yaklaşımı üniversitemize kazandırmaktan çok mutluyuz” ifadelerini kullandı.

Sunumların ardından iş birliği anlaşması imzalandı.

Kategoriler
İnceleme

‘Türk-Japon Yılı’ 2020’ye taşındı

Japonya’da 2019 yılının ‘Türk Kültür Yılı’ ilan edilmesinin ardından düzenlenen etkinlikler devam ediyor. Bu kapsamda her iki ülkeden sanatçıların katılım sağlayacağı iki sergi ile ‘Türk-Japon Yılı’ 2020 yılına taşınacak.


etimesgut escort eryaman escort sincan escort etlik escort keçiören escort kızılay escort çankaya escort rus escort

Japonya’nın 2019 yılını ‘Türk Kültür Yılı’ ilan etmesiyle iki ülke arasında gerçekleştirilen çeşitli etkinlikler sürüyor. Etkinlikler kapsamında Altınbaş Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bünyamin Özgültekin ve Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Nurcan Perdahcı, Dr. Öğr. Üyesi Cemile Tuna, TokyoDesign FestaGallery’de kişisel sergilerini açtılar. Sanatçılar ayrıca Tokyo Metropolitan Müzesi’nde Junten Art Association (Japonya) tarafından düzenlenen uluslararası grup sergisine de birer eserleriyle katıldılar.

GELECEK YIL DA DEVAM EDECEK

Tokyo Metropolitan Müzesi’nde sanatseverlerin beğenisine sunulan sergi, genişletilmiş haliyle gelecek yıl Türkiye’ye taşınarak Türk sanatseverlerle de buluşacak. 2020 yılı küratörlüğünü Prof. Dr. Bünyamin Özgültekin’in üstlendiği serginin teması ise kısa bir süre sonra belirlenecek ve iki ülke sanatçılarına duyurulacak. İlki 2020 yılı içerisinde Tokyo Metropolitan Müzesi’nde açılacak olan sergiye, Türkiye’den 50 ve Japonya’dan 50 olmak üzere toplam 100 sanatçı özgün eserleriyle katılacak. Sergiye katılan tüm sanatçıların eserleri, Japonya Tokyo gösteriminin ardından Türkiye’de İstanbul’da Altınbaş Üniversitesi’nin sanat galerilerinde sanatseverlerin izlemine sunulacak.

Türkiye ve Japonya Büyükelçiliklerinin destekleriyle düzenlenecek olan sergi, her iki ülkeden genç sanatçıların katılımı içinde önemli bir imkân sunacak.

YOĞUN İLGİYLE KARŞILANDI

Türk-Japon yılı kapsamında Tokyo Metropolitan Müzesi’nde düzenlenen serginin açılışına Türkiye’nin Tokyo Büyükelçisi Sn. H. Murat Mercan’ın yanı sıra Japon yetkililer ve Türk, Japon sanatçılar da katıldı. Tokyo Metropolitan Müzesi ve TokyoDesign Festa Gallery’de düzenlenen sergide Altınbaş Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi akademisyenlerinin imza attığı orijinal eserler, davetliler ve sergi ziyaretçileri tarafından yoğun ilgiyle karşılandı.

“AZ OLAN ÇOKTUR”

Sergi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Bünyamin Özgültekin, kendi çalışmalarının disiplinlerarası bir yaklaşımla daha çok kavramsal sanat üzerinden bir dışavurum olarak okunabileceğini belirtti.

Eserlerinde teknolojinin sağladığı olanaklardan da yararlandığını söyleyen Özgültekin, “Sadece durağan materyaller değil görüntü, hareket ve ses unsurlarını da bir arada kullandım. Minimalist bir tavırla mümkün olduğunca az eleman kullanarak, yalın, sade bir kurgusallık üzerinden ‘az olan çoktur’ fikrini ele almak istedim” dedi.

Kategoriler
İnceleme

Citynet Alarm Kamera Sistemleri

Kamera Sistemleri

Kamera sistemleri ile can ve mal güvenliğiniz korumak için güvenlik uygulamalarının ayrılmaz bir parçası haline geldi. Neredeyse her gün, güvenlik kameralarının, hırsızlık vb. olaylarda nasıl yardımcı olduğunu gösteren sayısız haberlerle karşılaşıyoruz. kamera sistemleri sayesinde Sizi, evinizi, işyerinizi, çalışanlarınızı kısacası can ve mal güvenliğinizi korumak adına alabileceğiniz tedbirlerin başında gelmektedir ip kamera sistemleri ile evinizi, işyerinizi ve diğer tüm alanlarınızı güvende tutmak için yapabileceğiniz en iyi çözüm uygulamalarından biridir. Güvenilir bir kamera sistemleri ile herşeyi düşünmenize gerek kalmayacak.

etimesgut escort eryaman escort sincan escort etlik escort keçiören escort kızılay escort çankaya escort rus escort

Bebek Kamera Sistemleri

Bebek kamera sistemleri ile evinizin güvenliğini sağlayabilirsiniz.Ayrıca bebek kamera sistemleri olarak da kullanabileceğiniz bu sistemler siz evde yokken internet üzerinden izleme imkanı sunarak net ve eksiksiz bir görüntüleme ile her anı canlı olarak izleme yapabilirsiniz. İlave olarak ses eklenerek ortamdaki sesi de dinlemenize olanak sağlar.

Alarm Sistemleri

Alarm sistemleri eviniz ve işyerinizin güvenliğini sağlayabilirsiniz.Alarm sistemleri ile eviniz, evinizdeki sevdikleriniz ve evinizin içindeki diğer herşeyi korumak adına yapabileceğiniz en geçerli tedbir biçimidir. Gelişen teknoloji ve hayatımızı kolaylaştıran elektrik, doğalgaz gibi araçlarda artık tedbir sistemleri istemektedir. İstemesekde bazı durumlarda tehdit oluşturan bu araçlara karşı tedbirli olmamız gerekiyor. Ev alarm sistemleri sizi sadece hırsızdan ve hırsızlıktan değil her türlü tehlikeden korumak için tasarlanmıştır. İyi planlanmış bir güvenlik sistemi ile sadece hırsızlıktan korunamazsınız. Hırsızlıkla birlikte, yangın, gaz kaçakları, panik durumları, acil sağlık sorunları gibi tehlikelere karşı da güvenlik tedbiri almış olursunuz. Günümüzde hayatın karmaşası ve zamanın kıymeti hesap edildiğinde ne kadar az şey ile ilgilenirsek o kadar zamandan tasarruf etmiş ve zamanı lehimize çevirmiş oluruz. İster satın alın , ister kiralayın.Abonelik alarm sistemi yaptıran müşterilerimiz için Türk Lirası ile sabit fiyat garantisi. Kamera sistemi fiyatları güvenlik kamerası sayısı, bütçenize, evinizin ve işyerinizin büyüklüğüne bağlıdır. İhtiyacınız olan kamera sayısını belirlemek için kaç alanı izlemek istediğinizi, kamera görüntüleme açılarını, iç mekan ve dış mekan kameralarını göz önünde bulundurmanız gerekir. Citynet güvenlik’in güvenli dünyasına sizde dahil olun. Hemen bizimle bizimle iletişme(0850 636 0 911 ) gecebilirsiniz Tags: kamera sistemleri, hd kamera sistemleri, ip kamera sistemleri, bebek kamera sistemleri , alarm sistemleri, ev alarm sistemleri

Kategoriler
İnceleme

Kurum içi iletişiminde dijital signage devrimi

Sigorta sektöründe dijitalleşmenin de lideri olan Allianz Türkiye, yeni genel merkezi Allianz Tower’da bulunan 1700 çalışan için “dijital signage” teknolojisinin kullanıldığı bir dijital çalışma ortamı oluşturdu.Allianz Tower’ın yeni nesil ofislerine uygun olarak yeni nesil dijital ekranlarla değişim ve dönüşüm yaşarken, dijital signage teknolojisi kurum içi iletişime yeni bir boyut kazandırıyor. .

İstanbul finans merkezine yakın konumda, Ataşehir’de bulunan Allianz Türkiye’nin yeni genel merkezi Allianz Tower’ın 23 katında iDisplay’in danışmanlığını ve uygulamasını yürüttüğü proje ile dijital bir iletişim platformu oluşturuldu. Böylece Allianz’da sürdürülen dijital dönüşüm çalışmaları en üst seviyeye taşındı.

etimesgut escort eryaman escort sincan escort etlik escort keçiören escort kızılay escort çankaya escort rus escort

Proje kapsamında kullanılan 300+ profesyonel ekran ve “Penterus” yazılım ekibi tarafından geliştirilmiş bir dijital signage yazılımı olan “PlatPlay” ile güçlü bir kurum içi iletişim platformu ve güncel teknoloji ile donatılmış konforlu, markaya değer katan bir ofis oluşturuldu.

Kurulan sistem ile BT ve Kurumsal İletişim Departmanları’nın hayal ettiği; kullanımı kolay, tek merkezden kurum içi veya dışındaki farklı bölgelerden hem donanımları hem içerikleri yönetebilen, esnek, harici bir donanıma ihtiyaç duyulmayan dijital signage sistemi devreye alındı.  

Böylece duyuruların, anlık data bilgilerinin, toplantı bilgilerinin, trafik verilerinin ve özelleştirilmiş tüm verilen anlık olarak yüksek çözünürlüklü profesyonel ekranlara aktarımı yapılabilir, yayınlanan tüm içerikler ile ilgili bilgiler ve raporlar sistem tarafından sağlanabilir oldu. Tüm sistemin PC olmadan kullanımı amaçlandığı için Samsung Smart Signage ekranlar ve ekranlar üzerindeki dahili medya oynatıcılar üzerinde çalışan PlatPlay dijital signage yazılımı kullanıldı. Allianz’ın ihtiyaçlarının tamamına yanıt verebilecek, aynı zamanda talep edilen özel istekleri karşılayabilecek, IT dostu bir yazılım olan PlatPlay ile çalışma ortam koşulları çalışanların talepleri de göz önünde bulundurularak özel bir yazılım hazırlandı.

Allianz Türkiye’de, klasik yöntemlerle oluşturulmuş, kullanımı zor, her ekran için ayrı bir PC’ye ihtiyaç duyulan, istenilen performansın alınamadığı ve amacına ulaşmayan sistem yerine; yüksek çözünürlüklü, büyük boyutlu ve parlak ekranlar ile birlikte, kullanılması ve yönetilmesi kolay, PC’siz bir dijital signage sistemi oluşturuldu.

iDisplay tarafından geliştirilen, İOS, Andriod ve web tabanlı çalışabilen toplantı yönetim sistemi devreye alındı. Bu sistemle de entegre çalışan 40 adet kapı yanı ekranı ve videowall ile ortak kullanılan toplantı odalarının planlı kullanımı mümkün oldu.

300+ dijital signage ekranı ile teknolojinin her alanda kullanıldığı, dinamik ve prestijli bir ofis yaratıldı. Projede, 1700+ çalışana, HD içeriklerin ve anlık data bilgilerinin (hava durumu, döviz, özel gün mesajları) dijital ortamda sunumu sağlandı.

iDisplay’in baştan sona tasarlayıp uyguladığı projede, Allianz oldukça gelişmiş bir dijital iletişim platformuna sahip oldu. Dijital signage ekranlarında yayınlanan içeriklerin ilgili birimlere doğru yerde ve doğru zamanda ulaşması sayesinde çalışanlar ile etkin bir iletişim kuruldu. Çalışanlar, geleneksel ofis ortamından uzaklaşıp, profesyonel olarak kendileri için hazırlanmış içerikler sayesinde daha verimli zaman geçirmeye başladı.

Oyun konsolu, ses sistemleri, TV yayın hattı, kablosuz görüntü aktarım cihazları gibi ek seçeneklerin dijital signage projesine eklenmesiyle de çalışan motivasyonu yükseltilerek daha keyifli ve stresten arındırılmış bir çalışma ortamı yaratıldı.

iDisplay tarafından gerçekleştirilen bu yenilenme ile birlikte tüm çalışanlar ve ziyaretçiler kolayca kullanılabilir yeni teknolojinin gücünü hissetmeye başladı. Allianz Türkiye, dijital dönüşüme daha fazla yatırım yaparak  çalışanlarına ve müşteri memnuniyetine verdiği değeri gösterirken, sigorta sektörünü de yükseklere taşımaya devam ediyor.

Kategoriler
İnceleme

Teknosa ve Monster’dan oyunseveler için iş birliği

TEKNOSA ve Monster, yeni bir iş birliğine imza attığını duyurdu. Bu iş birliği kapsamında, Monster Notebook’un tüm oyun bilgisayarları ilk kez bir teknoloji market zincirinde, internet sitesi üzerinden satışa sunuldu.


Sabancı Holding iştiraklerinden Teknosa ve yerli bilgisayar markası Monster, oyun pazarını hareketlendirecek bir iş birliğine imza attı. Bu yeni ortaklıkla ilk kez Monster oyun bilgisayarları bir perakende zincirine entegre edilerek internet sitesinde satışa sunuldu.

‘Büyüksün, büyük oyna’ mottosuyla hareket eden Teknosa ve yüksek performanslı ürünleriyle tercih edilen Monster’ın, hayata geçirilen iş birliği kapsamında Intel® ESL Türkiye Şampiyonası’nda da birlikte yer alacağı duyuruldu. Finalleri 12-15 Eylül tarihleri arasında İzmir Enternasyonel Fuarı’nda gerçekleşecek olan büyük e-spor organizasyonunda ayrıca bu firmaların oyun severler için farklı deneyimler ve çeşitli sürprizler hazırlandığı belirtildi.

KİŞİSELLEŞTİRİLEBİLEN BİLGİSAYARLAR

Gelişmiş ekran kartları ve yeni nesil Intel işlemcilerle Monster oyun bilgisayarı serileri Abra ve Tulpar, taksitli ödeme seçeneği ve online kredi imkanlarıyla internet mağazasında oyunseverlerle buluştu. Abra ve Tulpar serisinde ekran boyutlarının, ihtiyaca göre 15,6 inç veya 17,3 inç olabildiği belirtildi. Yüksek performansı ve oyunculara özel tasarımlarıyla ön plana çıkan bu oyun bilgisayarlarının, esnek modelleme avantajı ile bilgisayarın kişiselleştirilmesine imkan sağladığı ifade edildi.

Kategoriler
İnceleme

Siemens’ten yeni frekans konvertörü serisi: SINAMICS G120X

Teknoloji şirketi Siemens yeni frekans konvertörü serisi ‘SINAMICS G120X’ tasarladığını duyurdu. Ürünün altyapı uygulamalarında ihtiyaç duyulan tüm hizmetleri eksiksiz yerine getirmesi hedefleniyor.


Siemens’tan yapılan yazılı açıklamada, “Ürün; suyun ve havanın kontrol edilmesini, sınırlanmasını, her zaman kontrollü bir şekilde ayrıştırılmasını, işlenmesini ve taşınmasını sağlıyor. Siemens SINAMICS G120X, doğanın gücünü herkese faydalı olacak şekilde kontrol altına almak için tüm ihtiyaçları karşılıyor. Frekans konvertörü, altyapı ve endüstriyel su/atık su uygulamalarının yanı sıra bina otomasyonundaki pompalar ve fanlar için de optimize edildi. Başarısı kanıtlanmış SINAMICS sürücü ailesinin yeni üyesi SINAMICS G120X, yaşam kalitesini iyileştirmek için elementlerin gücünden yararlanmak isteyen kullanıcılar için ilk tercih oluyor” denildi.  

Ürünün yüksek makine performansı, uygun maliyet, yüksek karlılık için buluta kolayca bağlandığı ve akıllı telefonla uzaktan kumanda edildiği aktarıldı. İçinde yer alan temizleme fonksiyonu ile pompa pervanelerinde tortu ve kirin birikmesini sürekli olarak engellediği belirtildi. Üründe yer alan G120X frekansları sayesinde yüzde 98’i aşan verimlilik ve yüksek enerji tasarrufunun elde edildiği dile getirildi.

Açıklamanın devamında, “ECO modu, düşük dinamik yükler için mümkün olan en iyi performansı ve en düşük kayıpları sağlıyor. Bununla birlikte tahrik yükünün enerji tüketimini azaltmak için çıkış gücünü de optimize ediyor. By-pass fonksiyonu ile enerji tüketimini düşürmek için motoru frekans konvertörü ile hat operasyonu arasında değiştirebiliyor. Enerji/akış hesaplayıcı, harici bir sayaç kurulumuna gerek kalmadan enerji tasarrufunu ve akış değerini hesaplıyor” ifadelerine yer verildi.

Kategoriler
İnceleme

Dijital Dünyayı Çocuklarınıza Yasaklayarak Hata Ediyor Olabilirsiniz

İSTANBUL Bilgi Üniversitesi, dijital medya ve çocuk ilişkisini farklı boyutuyla ele almak ve aileleri bu konuda doğru bilinçlendirmek amacıyla harekete geçti. Ailelere rehberlik etmek üzere kurulan internet platformu hakkında konuşan proje koordinatörü Medya Bölüm Başkan Vekili Dr. Öğr. Üyesi Esra Ercan Bilgiç, “Dijital dünyaya yönlendirme konusunda bilgi eksikliği var. Aileler yasaklama yoluna gidiyor fakat bu çok yanlış. Bu sebeple projemizi ‘Yasaklama, yönlendir’ sloganıyla hayata geçirdik” dedi.


Teknolojinin hızla gelişmesi medyanın da dijitalleşme sürecini beraberinde getirdi. Çocuklar online mecralarda özgürce dolaşabilmek isterken aileler onları dijital tehlikelerden korumaya çalışıyor. İletişim Fakültesi Medya Bölüm Başkan Vekili Dr. Öğretim Üyesi Esra Ercan Bilgiç de geliştirdiği çoklu medya platformuyla bu sorunlara çözüm üretmeyi hedefledi. İnternet üzerinden çeşitli yayınlar yapan Dr. Öğr. Üyesi Esra Ercan Bilgiç, “Dijital medya araçlarının doğru kullanımını ailelere anlatıyoruz. Çünkü biliyoruz ki ailelerin farkındalığı bu konunun kilit noktası” diye konuştu.

“YASAKLAMA, YÖNLENDİR”

Hedef kitle olarak okul öncesi, ilkokul ve ortaokul çağında çocuğu olan aileleri aldıklarını belirten Dr. Öğr. Üyesi Bilgiç, “Ebeveynler dijital mecraları tamamen yasaklamak ya da serbest bırakmak arasında bocalıyor. Projeye başlamadan önce dijital medya kullanımı hakkında yaptığımız mülakatlarda ailelerin temel sıkıntısının kafa karışıklığı olduğunu tespit ettik. Dijital dünyaya yönlendirme konusunda bilgi eksikliği var. Aileler yasaklama yoluna gidiyor fakat bu çok yanlış. Dijital dünyaya erişim kadar çevrimiçi mecraların risklerinden korunmak da çocukların hak ve özgürlükleri kapsamında yer alıyor. Ailelerin bu konuda duydukları bilgi ihtiyacı ve kaynak sıkıntısını gidermek adına ‘Yasaklama, yönlendir’ sloganıyla projemizi hayata geçirdik” dedi.

“BİR AKTİVİZM ARACIYIZ”

Yalnızca Türkiye’de değil global çapta da birçok konuyu araştırma ve gündeme getirme misyonuyla hareket ettikleri için aynı zamanda bir aktivizm aracı olduklarını belirten Dr. Öğr. Üyesi Bilgiç, şöyle konuştu:

“Yayına başladığımız günden bu yana kişisel verilerin gizliliği, unutulma hakkı, ağ bağlantılı oyuncaklar, YouTube fenomenleri, Momo paniği ve daha birçok konuyu inceledik. Çocukların dijital mecralara erişim haklarını savunmakla birlikte çevrimiçi risklerden korunmaları için çalışıyoruz. Dijital medya araçlarının doğru kullanımını ailelere anlatıyoruz. Çünkü biliyoruz ki ailelerin farkındalığı bu konunun kilit noktası. Medya ve İletişim Sistemleri Yüksek Lisans programında son iki yılda dijital medya ve çocuk ilişkisini farklı boyutlarıyla ele alan dört farklı yüksek lisans tezi yönettim. ‘Dijital Medya, Çocuk ve Aile’ başlığı altında verdiğim ebeveyn seminerlerine gelen sorulardan bilgi ihtiyaçlarını tespit ettim.”

ON MADDEDE GÜVENLİ DİJİTAL MEDYA

Dr. Öğr. Üyesi Bilgiç, dijital medya, çocuk ve aile ilişkisini düzenlemek için benimsenmesi gereken prensipleri ise şöyle sıraladı:

“Çocuklarınızı 3 yaşından önce dijital araçlarla tek başına bırakmayın, 6 yaşından önce tablet, telefon ya da oyun konsolu almayın. 9 yaşından önce tek başına çevrimiçi olmamasına, 12 yaşından önce sosyal medya kullanmamasına özen gösterin. Çocuğunuzu çevrimiçi dünyanın kullanım, temas, içerik ve mali risklerine karşı bilinçlendirin. Çocukların dijital medya kullanımını onlarla konuşarak sınırlarla yönlendirin ama yasaklar koymayın. Ekran süresinden çok içeriğe odaklanın. Çocuklarınızın hangi içerikle meşgul olduğunu onlarla konuşarak öğrenin ve gerektiğinde o içeriğe eleştirel yaklaşmalarını sağlayın. Çevrimiçi istismar, siber zorbalık ve siber uşaklaştırma gibi durumlarda en etkili çözüm yolu konuşmak. Çocuğunuzu dinleyin. Bir sorun yaşadıklarında size anlatabilmeleri için çocuklarınızla güven bağı kurun. Çocuklarınızın kişisel bilgilerini sosyal medyada paylaşarak erkenden dijital ayak izi sahibi olmalarına ön ayak olmayın. Hem kendinizin hem de çocuğunuzun dijital medya kullanımını kontrol altında tutun. Sosyal etkinlikleriniz ve okumaya ayırdığınız sürenin etkilenmemesine dikkat edin. Dijital oyunların yalnızca olumsuz değil, olumlu etkileri olduğunu unutmayın. Çocukların yaşına ve gelişimine uygun oyunların bağımlılık yapmadan, otonomi, bağlantı ve yetkinlik gibi hisleri tatmin edebileceğini bilin. Şiddet içeren oyunların, sağlıklı bir ortamda yetişen ve dengeli bir sosyal hayat süren bir çocuğu doğrudan ve kesin olarak şiddete meyilli hale getireceğini söylemek bilimsel olarak mümkün değildir. Çevrimiçi dünyaya erişmek ve orada var olmak çocukların ve gençlerin kendilerini ifade edebilmeleri için fırsatlar sunar, çocuklarınızı bu fırsatlardan mahrum etmeyin.”

10 BİN KEZ İZLENİYOR

İletişim Fakültesi bünyesinde dijitalmedyavecocuk.bilgi.edu.tr adresinden yayın yapan ve ailelere rehberlik eden projenin internet sitesi her ay yaklaşık 10 bin kez ziyaret ediliyor. @dijitalmedyavecocuk sosyal medya hesapları ve youtube.com/rgblive kanalı üzerinden yayınlanan stüdyo programlarında ise yazılı ve görsel içerikleri BİLGİ Medya Bölümü lisans ve yüksek lisans programı öğrencileri üretiyor.

Kategoriler
İnceleme

Antalya Temizlik Firmaları

Yaptırılacak olan iş temizlik olduğunda insanlar herkese kolay bir şekilde güvenemiyor. Güven sağlanmadığı için kişisel olarak dışarıdan çalışan temizlikçiler ile çalışmak yerine temizlik firmaları ile çalışmayı tercih ediyorlar.

Aslında bu oldukça doğru bir seçim diyebiliriz. Çünkü günümüzde dışarıdan tutulan temizlikçilere ekstra sigorta ödemeniz gerekiyor. Bunun yanı sıra yaptıkları işin ne kadar kaliteli veya kalitesiz olduğunu bilemiyorsunuz. Ancak Antalya temizlik şirketleri sayesinde böyle bir probleminiz olmuyor. Antalya temizlik firmaları kendi bünyesi altında yer alan temizlik elemanları sayesinde size tam kurumsal olarak destek sağlıyor. İşin güzel yanı siz temizlik yapan kişiden memnun kalmadığınızda veya herhangi bir sorun yaşadığınızda tüm sorumluluğu antalya temizlik için anlaşmış olduğunuz firma üstleniyor.

Antalya Temizlik Şirketleri Hangi Alanlarda Hizmet Veriyor?

Alışveriş merkezi temizliği,

Apartman temizliği,

Bahçe temizliği,

Merdiven temizliği,

Dış cephe, cam temizliği,

Eğitim kurumları temizliği,

Fabrika temizliği,

Hastane temizliği,

İşyeri temizliği,

Sinema ve tiyatlaro temizliği gibi kategorilerde Antalya temizlik firmaları sizlere destek verebilmektedir.

Neden Antalya temizlik şirketi ile çalışmalıyız?

*Güven sorunu yaşamamak ,

*Daha fazla ücret ödememek ,

*Yapılan çalışmalardan tamamen memnun kalmak ,

*Fatura kesimi yaptırarak tamamen kurumsal bir destek alamabilmek için Antalya temizlik şirketleri ile çalışabilir ve kısa süre içerisinde hizmet almaya başlayabilirsiniz.

Antalya temizlik firmaları hakkında daha fazla detaylı bilgiye https://www.temizleyiver.com/ adresinden ulaşabilir ve size uygun firmayı bulabilirsiniz.

Kategoriler
İnceleme

2019’un öne çıkan teknolojileri açıklandı

2019 yılının öne çıkan teknolojileri arasında yapay zekânın ve internet teknolojilerinin yer aldığı belirtildi.


Bilgisayar teknolojileri derneği ABD merkezli CompTIA, 2019’un gelişen teknolojileri raporunu yayımladı. CompTIA’ya göre internet teknolojileri ve yapay zekâ bu yılın önde gelen teknolojileri arasında yer alıyor.

Raporda yapay zekânın, müşterilerin akıllı web siteleri ve sohbet robotları sayesinde işletmelerle etkileşim sağladıkları ve bu gibi araçların artık günlük yaşamdaki basit işlerle bile bütünleştirilmeye başlandığı kaydedildi.

CompTIA’nın Gelişen Teknoloji Komitesi’nin hazırladığı raporda yapay zeka ve internet teknolojisi listenin ilk iki sırasında yer alırken listeyi daha sonra sırasıyla 5G internet ağı, sunucusuz bilgisayarlar ve kripto paralar takip etti.

Tech Republic sitesinin aktardığı rapora göre, gelişen teknoloji yeni iş ve gelir sağlamak için en büyük fırsatları sunuyor.

​Toplam 10 teknolojinin yer aldığı listede robotlar, yüz, parmak izi ve göz retinası okuyabilen ve güvenlik amaçlı kullanılan biyometrik, üç boyutlu baskı olarak tanımlanan 3D baskı, gerçeğin simülasyonunu gösteren sanal gerçeklik cihazları ve son olarak da insansız hava araçları olarak bilinen drone’lar yer alıyor.